2026 yılı içerisinde kamuoyuyla paylaşılan cumhurbaşkanlığı seçim anketi sonuçları, seçmenlerin nabzını tutmaya devam ediyor. Araştırma firmalarının sunduğu verilerde aday isimlerine göre farklılaşan oranlar göze çarparken, toplumdaki siyasi eğilimlerin henüz tek bir aday üzerinde konsolide olmadığı anlaşılıyor.
İnternet kullanıcılarının arama motorlarında en çok sorguladığı konulardan biri “kim önde” sorusu oldu. Farklı anket çalışmalarının birbirini tutmayan sonuçlar ortaya koyması, net bir liderin belirlenmesini zorlaştırıyor. Çeşitli aday senaryoları üzerinden şekillenen tablolar, yaklaşan seçim sürecine dair merakı daha da tırmandırıyor.
2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Seçim Anketi Verileri
2026 senesi içinde icra edilen saha çalışmalarından elde edilen veriler, farklı siyasi dengelere işaret ediyor. HBS Araştırma tarafından Şubat ayında gerçekleştirilen ankette, özellikle ikinci tur olasılığına odaklanıldı. Yapılan ölçümlerde şu sonuçlar elde edildi:
- Ekrem İmamoğlu: Yüzde 55,3
- Recep Tayyip Erdoğan: Yüzde 44,7
Gündemar Araştırma’nın yürüttüğü çalışmada ise alternatif aday kombinasyonları mercek altına alındı. Bu araştırmada Recep Tayyip Erdoğan’ın oy oranlarında bir gerileme yaşandığı saptanırken, aday tercihinin nihai sonuçlar üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olduğu görüldü.
Ocak 2026 Saha Araştırması Sonuçları

Ocak 2026 dönemini kapsayan saha araştırmaları ise sürece dair farklı bir perspektif sundu. Bu ölçümleme sonucunda adayların aldığı oy oranları şu şekilde sıralandı:
- Recep Tayyip Erdoğan: Yüzde 35,8
- Mansur Yavaş: Yüzde 20,1
- Ekrem İmamoğlu: Yüzde 17,5
Anket sonuçları arasındaki bu bariz farklılıklar, seçmen davranışının hala değişkenlik gösterdiğini kanıtlıyor. Her araştırmanın kendine has bir tablo üretmesi, sürecin belirsizliğini koruduğunu simgeliyor.
Anketlerdeki Farklılıkların Nedenleri
Araştırma sonuçlarının değişken bir yapı sergilemesinin temelinde yöntem farklılıkları bulunuyor. Örneklem gruplarının büyüklüğü, soruların soruluş biçimi ve listeye eklenen aday isimlerinin farklı olması sonuçları doğrudan etkiliyor. Bazı ölçümlerde muhalefet bloğunun adayları avantajlı görünürken, bazılarında ise mevcut Cumhurbaşkanı’nın yarışı önde götürdüğü izleniyor. Bu dalgalanmalar, seçim sürecinin ne kadar dinamik bir zeminde ilerlediğini gösteriyor.
Parti Tercihleri ve Aday Faktörü
Seçmenlerin parti oyları ile cumhurbaşkanlığı tercihleri her zaman paralellik göstermiyor. Parti bazlı yapılan ölçümlerde CHP ile AK Parti arasında kıyasıya bir rekabet ve yakın oranlar dikkat çekiyor. Araştırmaların bir kısmında CHP birinci parti konumuna yükselirken, bazılarında ise AK Parti liderliğini devam ettiriyor.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise aday faktörü, parti aidiyetinin önüne geçerek daha belirleyici bir rol oynuyor. Aynı seçmen kitlesinin farklı aday isimlerine karşı gösterdiği reaksiyonların farklı olması, anket verilerinin hızla değişmesine sebebiyet veriyor.
Kararsız Seçmenlerin Kritik Rolü
Pek çok araştırmada öne çıkan en önemli başlıklardan biri de kararsız seçmenlerin yüksek oranı oldu. Bu kitle, seçimlerin sonucunu tayin edebilecek stratejik bir konumda yer alıyor. Kararsızların dağılımı, özellikle ilk turda net bir sonucun çıkmama ihtimalini güçlendirirken, araştırmaların odağını ikinci tur senaryolarına kaydırıyor.
Netice itibarıyla, 2026 yılı anketleri genel ve kesin bir yargıya varmayı imkansız kılıyor. Adaylara göre farklılık gösteren oranlar, seçim takvimi ilerledikçe yeni verilerle şekillenecek. Mevcut aşamada, herhangi bir ismin açık ara farkla önde olduğunu söylemek mümkün görünmüyor.

