Avrupa Birliği, denizlerde giderek artan kirlilik sorunuyla başa çıkabilmek adına ileri teknoloji odaklı yeni bir projeyi hayata geçirdi. SeaClear ve SeaClear2.0 girişimleri çerçevesinde dizayn edilen, yapay zeka teknolojisine sahip dronlar ile su altı robotlarından oluşan karma sistem, deniz yatağındaki çöpleri saptayıp toplamak için görev yapacak. Yarı otonom çalışma prensibine sahip bu teknolojik altyapı sayesinde; deniz dibindeki plastikler, metal objeler, lastikler ve gemi enkazı gibi atıkların tespit edilme sürecinin hızlandırılması amaçlanıyor. Robotik filonun Avrupa’nın farklı noktalarındaki test operasyonları ise şimdiden başlatıldı.
AB’nin 2030 Hedefi: Deniz Atıklarını Yarı Yarıya Azaltmak
SeaClear projesi, Avrupa Birliği tarafından yürütülen “Okyanusları ve Suları Temizleme Görevi” isimli kapsamlı çevre programının en dikkat çekici unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. Programın ana vizyonu, 2030 yılına kadar denizlerde biriken atık miktarını yaklaşık yüzde 50 oranında düşürmek üzerine kurulu.
Projenin saha denemeleri ilk olarak Fransa’nın Marsilya şehrindeki bir marinada ve Almanya’daki test alanlarında icra edildi. Önümüzdeki dönemde ise testlerin genişletilerek şu bölgelerde yapılması planlanıyor:
- İtalya – Venedik
- Hırvatistan – Dubrovnik
- İspanya – Tarragona
Kirliliğin Boyutu ve Mikroplastik Tehlikesi
Projeyi yöneten uzman araştırmacılar, Avrupa denizlerindeki atık miktarının öngörülenin çok üzerinde olduğuna dikkat çekiyor. Su yüzeyinde görülen plastik atıkların ciddi bir bölümü zaman içerisinde dibe çökerek mikroplastiklere dönüşüyor. Bu süreç hem deniz ekosistemi hem de insan sağlığı üzerinde kritik riskler barındırıyor. Bu sebeple, atıkların parçalanıp mikroplastik formuna gelmeden denizden uzaklaştırılması büyük önem taşıyor.
Entegre Sistemlerin Çalışma Metodolojisi
SeaClear2.0 sistemi, birden fazla teknolojik birimin senkronize bir şekilde çalışmasıyla operasyonlarını yürütüyor. Sistemin işleyiş aşamaları şöyledir:
İnsansız yüzey araçları öncelikli olarak belirlenen sahalara gönderiliyor. Bu aşamanın ardından gökyüzünde görev yapan keşif dronları devreye girerek deniz tabanını tarıyor ve tespit ettikleri çöplerin koordinatlarını sisteme kaydediyor. Bu veriler anlık olarak su altı robotlarına transfer ediliyor. Robotlar deniz dibine dalarak, mekanik kollar veya emiş gücü sağlayan sistemler aracılığıyla atıkları toplayıp yüzeye ulaştırıyor.
Aşağıdaki tabloda projenin hedefleri ve test sahaları özetlenmiştir:
| Proje Hedefi | Temel Teknoloji | Mevcut/Gelecek Test Konumları |
|---|---|---|
| 2030’a kadar %50 atık azaltımı | Yapay Zekalı Dron ve Robotlar | Marsilya, Almanya, Venedik, Dubrovnik, Tarragona |
Daha ağır ve hacimli nesnelerin çıkarılması için ise su üstündeki gemilerde bulunan akıllı vinç sistemlerinden faydalanılıyor. Yapılan denemelerde otomobil lastiklerinden büyük gemi parçalarına kadar pek çok kalıntının başarıyla yüzeye çıkarıldığı belirtiliyor. Ayrıca, toplanan çöplerin depolanması için “yüzen çöp kamyonu” olarak isimlendirilen otonom bir depolama ünitesi de geliştirilmeye devam ediyor.
Proje henüz geliştirme aşamasında olmasına rağmen uzmanlar, bu teknolojinin sadece temizlik çalışmalarıyla sınırlı kalmayacağını öngörüyor. Araştırmacılar, aynı sistemlerin deniz tabanında yer alan patlamamış mühimmatların saptanması gibi güvenlik odaklı görevlerde de kullanılabileceğini ifade ediyor.

