TBMM Genel Kurulu’nda yasalaşan son değişiklikle birlikte, engelli bireylerin ulaşım imkanlarını artırmayı hedefleyen yeni bir dönem başladı.
Edinilen bilgilere göre, yapılan bu düzenleme özellikle sürücü belgesi alamayan ancak yüksek engel oranına sahip bireylerin yaşadığı mağduriyetleri gidermeyi amaçlıyor. Anayasa Mahkemesi’nin daha önce verdiği iptal kararı doğrultusunda şekillenen madde, sosyal devlet ilkesi gereği erişilebilirlik standartlarını yükseltmeyi hedefliyor.
Anayasa Mahkemesi kararı sonrası yasal değişiklik yapıldı
Söz konusu düzenleme, Anayasa Mahkemesi’nin 2025 yılına yönelik verdiği bir iptal kararının ardından Meclis gündemine taşındı. Yüksek mahkeme, yüzde 90’ın altında engel oranına sahip olup fiziki durumu nedeniyle araç kullanamayacak kişilerin, mevcut sistemin dışında bırakılmasını Anayasa’ya aykırı bulmuştu. Bu kararın ardından hazırlanan kanun teklifi, Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.
Düzenleme ile hukuki boşluğun doldurulduğu ve fırsat eşitliğinin sağlandığı vurgulandı. Yeni yasal çerçeve, sadece araç kullanabilen engellileri değil, engel durumu nedeniyle direksiyon başına geçmesi mümkün olmayan vatandaşları da koruma altına alıyor. Bu gelişme, engelli hakları savunucuları ve ilgili sivil toplum kuruluşları tarafından olumlu bir adım olarak kaydedildi.
Yeni düzenleme kapsamında yararlanma şartları belirlendi
Yeni maddeye göre, engel oranı yüzde 40 ve üzeri olan ortopedik engelli vatandaşlar, sağlık kurulu kararı nedeniyle sürücü belgesi alamasalar dahi ÖTV istisnasından faydalanabilecek. Önceki uygulamada bu hakkın kullanılabilmesi için kişinin bizzat araç kullanabilir durumda olması veya engel oranının yüzde 90 ve üzerinde olması gerekiyordu. Yapılan bu kritik değişiklikle, bu iki sınır arasında kalan ve kendi aracını süremeyen bireylerin de vergi avantajından yararlanmasının önü açıldı.

Taşıt alımında uygulanacak bu istisna, kanun kapsamındaki belirli araç türleri için geçerli olacak. Hak sahiplerinin bu avantajdan 10 yılda yalnızca bir kez yararlanabileceği açıklandı. Bu kısıtlama ile suistimallerin önüne geçilmesi ve desteğin gerçekten ihtiyacı olan kişilere ulaşması hedefleniyor.
Yerli katkı oranı ve üst limit detayları açıklandı
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından paylaşılan güncel verilere göre, 2026 yılı için belirlenen ÖTV istisnası üst limiti 2 milyon 873 bin 900 TL olarak güncellendi. Bu limit, engelli vatandaşların alabileceği araçların toplam satış bedelini temsil ediyor. Ayrıca, istisnadan yararlanılacak taşıtlarda en az yüzde 40 yerli katkı oranı şartı aranacağı belirtildi. Bu şartla birlikte hem engelli vatandaşların desteklenmesi hem de yerli otomotiv sanayisinin teşvik edilmesi amaçlanıyor.
Araç satış süreci ve yeniden alım şartları nasıl işleyecek
Vergi avantajıyla alınan araçların satışına yönelik kurallarda da önemli detaylar yer alıyor. Mevcut mevzuata göre, istisna kapsamında alınan bir taşıtın alım tarihinden itibaren 5 yıl dolmadan satılması durumunda, başlangıçta ödenmeyen ÖTV’nin geri ödenmesi gerekiyor. Ancak 5 yıllık süre tamamlandıktan sonra yapılan satışlarda herhangi bir vergi borcu doğmuyor.
Öte yandan, yeni bir araç alımı için bekleme süresinde değişikliğe gidildi. TBMM tarafından duyurulan son karara göre, engellilerin yeniden ÖTV’siz araç alma hakkı 10 yıla çıkarıldı. Bu durum, bir vatandaşın aldığı aracı 5 yıl sonra vergisiz satsa dahi, yeni bir ÖTV’siz araç alabilmek için toplamda 10 yıllık sürenin dolmasını beklemesi gerektiği anlamına geliyor. Düzenlemenin bu kısmı, araç alım satımını ticari bir faaliyete dönüştürmek isteyenlerin engellenmesi amacıyla yürürlüğe konuldu.
Sonuç
Meclis’te kabul edilen bu yeni düzenleme, Türkiye’deki engelli bireylerin mobilite haklarını güçlendiren tarihi bir adım olarak nitelendiriliyor. Yüzde 40 ve üzeri ortopedik engeli olup ehliyet alamayan vatandaşların sisteme dahil edilmesi, hukuki bir adaletsizliği ortadan kaldırmıştır. 2026 yılı için belirlenen yaklaşık 2,8 milyon TL’lik limit ve yerli üretim şartı, uygulamanın ekonomik çerçevesini net bir şekilde çizmektedir. Vatandaşların 10 yıllık yenileme süresine ve 5 yıllık satış kuralına dikkat ederek bu haklarını kullanmaları büyük önem arz etmektedir.

