Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından yapılan ve kurumun resmi internet sayfasında paylaşılan bilgilere göre, ülkemizin enerji arz güvenliği noktasında şu an için herhangi bir kesinti riski bulunmuyor. Paylaşılan verilerde, Türkiye’nin LNG ihtiyacını 12 farklı kanaldan karşıladığı, doğal gazın boru hatları aracılığıyla ise 4 farklı ülkeden sevkiyatının yapıldığı, dolayısıyla bu alanda Hürmüz Boğazı’na bir mecburiyetin olmadığı vurgulandı. Bakan Bayraktar, petrol sevkiyatında da tehlikenin kontrol edilebilir seviyede olduğunu ve Hürmüz güzergahının toplam içindeki payının düşük kaldığını dile getirdi. Sonuç olarak, dünyadaki gerginliklere rağmen, Türkiye’nin kaynak ve rota zenginliği sayesinde mevcut akışta bir kopma yaşanmayacağı mesajı verildi.
Doğal Gaz Sevkiyatında Neden Hürmüz Boğazı’na İhtiyaç Duyulmuyor?
Enerji Bakanlığı internet portalında 18 Mart 2026 tarihinde yayımlanan metne göre, Türkiye’nin doğal gaz teminini tek bir kaynağa endekslemediği belirtildi. Alparslan Bayraktar, LNG alımlarının pek çok farklı devletten yapıldığını ve yakıt akışının boru hatlarıyla da kesintisiz devam ettiğini aktardı. Bu stratejik yapı sayesinde Hürmüz Boğazı üzerinden yapılacak sevkiyatlara doğrudan bir bağımlılık oluşmadığına dikkat çekildi. Anadolu Ajansı’nın 25 Mart 2026 tarihli haberine göre ise Bayraktar, söz konusu bölgeden gaz ithalatı gerçekleştirilmediğini, LNG segmentinde alternatif ortaklarla iş birliği yürütüldüğünü ve tedarik zincirinde bir aksama yaşanmadığını yineledi.
Petrolde Türkiye’nin Payı Ne Kadar, Arz Riski Var Mı?
Petrol sevkiyatı değerlendirildiğinde, Türkiye’nin Hürmüz Boğazı üzerinden geçen rotaya olan bağlılığının yaklaşık yüzde 10 civarında seyrettiği ifade edildi. AA tarafından 25 Mart tarihinde servis edilen haberde Bayraktar, bu miktarın idare edilebilir bir oran olduğunu kaydederken, bakanlık sitesindeki duyuruda petrol özelinde arz güvenliğini sarsacak bir durumun söz konusu olmadığı paylaşıldı. Yapılan açıklamalarda; ülkenin enerji altyapısı, geniş depolama imkanları ve yürütülen çeşitlendirme stratejisiyle güvenli bölgede kalındığı belirtildi. Netice itibarıyla, güncel resmi veriler ışığında hem doğal gaz hem de petrol tarafında Türkiye açısından yakın vadede bir arz güvenliği sorunu beklenmiyor.

