TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel‘in iddialarına sert bir yanıt vererek adalet mekanizmasının siyasi polemiklerin ötesinde tutulması gerektiğini vurguladı.
Süleyman Soylu’dan Özgür Özel’e Gülistan Doku yanıtı
Siyaset gündemi, Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen hukuki süreç ve yapılan açıklamalarla yeniden hareketlendi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuya dair yaptığı açıklamalara yanıt veren Süleyman Soylu, devam eden yargı sürecinin titizlikle takip edildiğini belirtti. Soylu, yargının bağımsızlığına vurgu yaparak, bu tür hassas dosyaların siyasi bir malzeme haline getirilmesinin sürece zarar verebileceği uyarısında bulundu.
Soylu, açıklamasında “Devletin dini adalettir” ifadesini kullanarak, soruşturmanın her türlü siyasi mülahazadan uzak, sadece gerçeklerin açığa çıkarılması amacıyla yürütülmesi gerektiğini söyledi. Dosyanın kapatılmadığını, aksine tüm yönleriyle incelenmeye devam ettiğini hatırlatan Soylu, en küçük ihtimalin bile göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getirdi.
“Hiçbir makam insan hayatından daha değerli değildir”
Açıklamalarında insani değerlerin ve hukukun üstünlüğünün altını çizen Süleyman Soylu, Gülistan Doku vakasında adaletin tecelli etmesi için devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini ifade etti. Adalet Bakanı’nın sürece dair sergilediği “ucu nereye giderse gitsin” tavrının son derece yerinde olduğunu belirten Soylu, şu ifadeleri kullandı:
“Hiçbir makam, mevki ya da isim, bir insan hayatından daha değerli değildir. Soruşturmayı aksatan, ihmali bulunan ya da süreci manipüle eden kim varsa hukuk önünde mutlaka hesap vermelidir.”
Bilgi ve belge sahiplerine açık çağrı
Süleyman Soylu, kamuoyunda son günlerde artan iddialara ve yorumlara da değindi. Elinde Gülistan Doku soruşturmasına ışık tutacak bilgi, belge veya somut kanıt bulunan herkesin vakit kaybetmeden yargı makamlarına başvurması gerektiğini söyledi. Soylu’ya göre, sosyal medya üzerinden yürütülen tartışmalar yerine hukuki zeminde sağlanan her türlü destek, adaletin yerini bulmasını hızlandıracaktır.
Sonuç
Süleyman Soylu’nun açıklamaları, Gülistan Doku dosyasının sadece bir asayiş olayı değil, aynı zamanda siyasi bir etik meselesi olarak görüldüğünü kanıtlar niteliktedir. Soylu’nun “siyasallaştırmama” vurgusu ve adaletin mutlak tesisi konusundaki kararlılığı, önümüzdeki günlerde soruşturmanın seyrine dair beklentileri artırmıştır. Sonuç olarak, tüm tarafların birleştiği nokta; adaletin ucu kime dokunursa dokunsun tecelli etmesi ve kamuoyu vicdanının rahatlatılmasıdır.

