Cumhuriyet Halk Partisi’nde 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 tarihlerinde gerçekleşen seçimlerin yankıları dinmek bilmiyor. Kemal Kılıçdaroğlu döneminde kurulan 6’lı Masa ve adaylık süreci geride kalırken, seçimlerin üzerinden henüz 24 saat bile geçmeden Ekrem İmamoğlu tarafından başlatılan cumhurbaşkanlığı tartışması, partinin bir numaralı gündem maddesi olmayı sürdürüyor. Dünya siyaseti değişse de ana muhalefet partisinin odağında hala “kim aday olacak?” sorusu yer alıyor.
CHP’de Adaylık Bilmecesi: Kim, Neyi Hedefliyor?
Özgür Özel, seçim stratejisine dair “Kim kazanıyorsa onu aday yapacağız” ifadesini kullanarak, 6’lı Masa sürecindeki “kazanacak aday” söylemini yeniden canlandırdı. Özel’in bu süreçteki tavrı ise oldukça değişken bir grafik çiziyor. Özel, kimi zaman “Ekrem İmamoğlu’ndan başka adayımız yok” diyerek desteğini belirtirken, kimi zaman Mansur Yavaş ismine yönelik farklı sinyaller gönderiyor. İmamoğlu’nun diplomasına dair tartışmaları dahi gündeme getiren Özel’in, her iki ismi de siyasi bir denklemde tutarak süreci yönettiği görülüyor.
Özgür Özel’in 5 Maddelik Siyasi Stratejisi
Kulislerde Özgür Özel’in attığı bu adımların arkasında şu planların yattığı konuşuluyor:
- Rakipleri Saf Dışı Bırakmak: Kemal Kılıçdaroğlu örneğinde görüldüğü üzere, Özel’in rakiplerini adım adım oyunun dışına ittiği savunuluyor.
- Hukuki Süreçler: Ekrem İmamoğlu hakkındaki davalar ve diploma tartışmaları nedeniyle aday olamama ihtimalini bilen Özel’in, buna rağmen İmamoğlu’nun popülaritesinden faydalandığı iddia ediliyor.
- Ankara Lobisi ve Portaş: Mansur Yavaş’ın adaylığına parti genel merkezinin sıcak bakmadığı, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ve Portaş üzerinden yürüyen iddialarla Yavaş’ın önünün kesilmeye çalışıldığı belirtiliyor.
- İç Rekabet: Ekrem İmamoğlu’nun Mansur Yavaş’ın adaylığını istemediği, Özel’in ise bu süreçte aktif rol aldığı söyleniyor.
- Genel Başkanın Adaylığı: Özel’in ekibinin, “CHP’nin adayı, CHP Genel Başkanı olmalı” görüşünü partiye yerleştirmeye başladığı ifade ediliyor.
Seçim Kaybedilirse B Planı Nedir?
Özgür Özel ile ilgili en dikkat çekici kulis bilgisi ise cumhurbaşkanlığı adaylığından vazgeçme ihtimali. Eğer seçimlerin kaybedileceğine dair kesin bir kanaat oluşursa, Özel’in tıpkı Kılıçdaroğlu gibi hem seçimi hem de genel başkanlığı kaybetmemek adına aday olmayabileceği, bunun yerine CHP’nin başında kalmayı tercih edebileceği konuşuluyor. Demirel’in “Siyasette 24 saat çok uzun bir süredir” sözü, bu sürecin ne kadar değişken olduğunu hatırlatıyor.
Özelleştirme Tartışması: 1983’ten Günümüze Aynı Diyaloglar
Ulaştırma Bakanlığı’nın köprülerin özelleştirilmeyeceği yönündeki açıklamalarına rağmen Özgür Özel’in bu konudaki ısrarı, akıllara 1983 yılındaki tarihi tartışmayı getirdi. Turgut Özal ile Necdet Calp arasında geçen ve televizyon tarihine kazınan “Sattırmam” kavgası, bugün benzer bir formatta tekrarlanıyor. Yılın 2026 olduğu ve aradan 43 yıl geçtiği vurgulanan tartışmada, Özel’in Necdet Calp ile benzer bir tutum takındığı gözlemleniyor.
Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben şu soruyu yöneltiyor: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’a soruyorum, ister iftarda yanıtla ister yarın öğlende ama şunu yanıtla; bu iki köprüyü, yedi otoyolun 25 yıllık gelirini 5 yıllık kira karşılığında vermeye, bu milletin altın yumurtalayan tavuğunu yabancılara satmaya karar verdin mi vermedin mi?”
CHP’nin Köprülerle Olan Tarihsel İmtihanı
Geçmişte CHP ve sol gelenek, Türkiye’deki büyük köprü projelerine her zaman muhalif kalmıştı. Bugün “altın yumurtlayan tavuk” olarak nitelendirilen projelerle ilgili geçmişteki bazı tepkiler şunlar:
- 1. Köprü: Bülent Ecevit, “Hiç gereği yokken İstanbul’a asma köprü yapıyorlar. Bu köprüden zenginler ve mutlu azınlıklar geçecek” diyerek karşı çıkmış, İsmet Paşa ise köprünün yıkılacağını iddia etmişti.
- Cumhuriyet Gazetesi: Dönemin manşetlerinde “Boğaz Köprüsü, Türkiye ve İstanbul’un başına gelen en büyük felakettir” ifadeleri yer almıştı.
- 2. ve 3. Köprüler: Fatih Sultan Mehmet Köprüsü için “gereksiz harcama” denilirken, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne Gezi olayları sırasında heyetler aracılığıyla karşı çıkılmıştı.
Özgür Özel’in bugün bu projeleri “bu milletin altın yumurtalayan tavuğu” olarak tanımlaması, geçmişteki bu sert muhalefetle bir çelişki oluşturuyor. Özel’in, geçmişte neden karşı çıkılan bu yapıların şimdi neden bu kadar değerli görüldüğüne dair açıklaması merakla bekleniyor.

