Türkiye’nin gündem maddeleri arasında Yılmaz Güney’in tartışmalı kişiliği, siyaset arenasındaki yeni iddialar ve kültürel alışkanlıklarımız ön plana çıkıyor. Özellikle Barış Yarkadaş’ın Abdullah Gül çıkışı ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in kendine has polemik üslubu, kamuoyunda geniş yankı bulmaya devam ediyor.
Yılmaz Güney Savunucuları Neden Vazgeçmiyor?
Toplumda Yılmaz Güney’in geçmişteki eylemlerini savunan iki spesifik kesim dikkat çekiyor. Bu kişiler, “Kadınlara iki tokat attıysa ne olmuş, analarımız da tokat yemişti” diyerek şiddeti meşrulaştırıyor ya da “Yılmaz Güney’e laf söylemek kimsenin haddi değildir, derhal haddinizi bilin” şeklinde sert bir tavır takınıyorlar.
“Biz onun sanatını sevdik, diğer yönlerini tasvip etmiyoruz” deseler ortada bir sorun kalmayacak; ancak ısrarla cinayet, şiddet ve magandalık gibi durumları savunmaya devam ediyorlar. Bu isimlerin Yılmaz Güney’e olan sadakatlerini bozacak tek bir ihtimal var: Eğer Yılmaz Güney ömrünün son yıllarında şeriatçı olsaydı, işte o zaman onu “katil ve kadın döven” biri olarak lanetlemeye başlarlardı.
Yer Sofrasında Yemek Yemenin Raconu Nedir?
Geleneksel yer sofrasında yemek yemenin belirli kuralları ve bir duruşu vardır:
- Gururla bağdaş kurarak sofradaki yerinizi almalısınız.
- Batılı görünme merakı içinde olanlara karşı tavrınızı net koymalısınız.
- Japon ve Kore halklarına bu ortak kültürden dolayı selam yollamalısınız.
- “Param var ama yer sofrasını tercih ediyorum” diyebilecek bir olgunlukta olmalısınız.
Saadet Partisi İftarı Neyi Hatırlatıyor?
Saadet Partisi tarafından düzenlenen iftar daveti, adeta bir liderler geçidine sahne oldu. Özgür Özel’den Fatih Erbakan’a, Ahmet Davutoğlu’ndan Ali Babacan’a kadar pek çok isim masadaydı. Bu görüntü, zihinlerde sadece “Altılı Masa”yı canlandırdı. Sanki Kemal Kılıçdaroğlu her an masanın altından çıkacak, Meral Akşener kısa bir aradan sonra dönecek ya da Temel Karamollaoğlu “ne güzel günlerdi o günler” diyecekmiş gibi tatsız bir hatıra havası hakimdi.
Barış Yarkadaş ve Abdullah Gül İddiası Nedir?
Gazeteci Barış Yarkadaş, “Abdullah Gül, CHP’nin adayı olacak” şeklinde oldukça ses getiren bir iddiada bulundu. Bu sözlere yanıt veren CHP Lideri Özgür Özel, şu ifadeleri kullandı: “Barış Yarkadaş kanal değiştirmiş, yeni kanalda olduğunu duyurup kendisine popülarite sağlayacak. Öyle bir sansasyon yapmalıyım ki sosyal medyada adım geçsin demiş. Bizlik bir şey yok.” Bu polemikte Özgür Özel’in tepkisinin yerinde olduğunu söylemek mümkün.
Perfect Days Filmi Beklentileri Karşılıyor mu?
Özellikle Türkiye’de büyük ilgi gören “Perfect Days” filmini, bu yoğun ilginin sebebini anlamak için izledim. Ancak ulaştığım sonuçlar beklediğimden farklı oldu:
- Tempo beklerken karşıma yavaşlık çıktı.
- Olay örgüsü ararken şairanelikle karşılaştım.
- Yaşama sevinci yerine ağır bir yas havası buldum.
- Diyalog yerine uzun bakışlar ve derin bir sessizlik hakim.
Film sonrasında, üç kuruşluk keyfimizi de para vererek kaçırmanın pek akıllıca bir iş olmadığını düşündüm.
Bakan Yusuf Tekin’in Polemik Tarzı Nasıl?
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, tartışma kültürüne farklı bir yaklaşım getiriyor:
- Oldukça neşeli bir polemikçi; hiç sinirlenmiyor ve yüzünde daima bir gülümseme var.
- Fikret Kızılok ve Cem Karaca şarkılarıyla rakiplerine gönderme yapmayı seviyor.
- Savunmada kalmak yerine her zaman hücum taktiğini benimsiyor.
- Karşısındakinin sinirlerini bozmaya dayalı bir strateji izliyor.
Manzara İyi Olunca Romancı Olunur mu?
Orhan Pamuk’un çalışma ortamındaki manzaraya bakıp, “Benim de böyle manzaram olsa ne romanlar yazardım” diyenlerin sayısı az değil. Ancak iş sadece manzarada bitseydi, bu manzaranın iki yüz seksen misli daha iyisine sahip olan Hakan Sabancı’nın bugüne kadar en az yedi tane roman yazmış olması gerekirdi.
İran ve ABD Geriliminde Son Durum Ne?
ABD’nin İran’ı vurup vurmayacağı konusu hala belirsiz. Fakat Hüsnü Mahalli’nin “vurmayacak” demesi bu belirsizliği farklı bir boyuta taşıyor. Genelde söylediklerinin tersi çıktığı için, bu tahmin maalesef bir saldırı olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Bu arada, Yılmaz Güney’in cinayet ve şiddet gibi karanlık yönlerini savunanların sayısının gün geçtikçe azaldığı görülüyor.


Yorumlar kapalı.