Gerçek bir seri katil hikâyesini merkezine alan “Woman of the Hour”, vizyon sonrası sessizliğini bozdu. Film, farklı bir platformda yakaladığı izlenme başarısıyla yeniden konuşulurken, bu yükselişin arkasındaki nedenler merak konusu oldu.
Toronto Uluslararası Film Festivali’nde 2023’te prömiyer yapan Woman of the Hour, ilk gösteriminden sonra beklenenden daha sınırlı bir izleyiciye ulaşmıştı. Ancak film, 2026 Şubat ayı itibarıyla dijital platformlardaki performansıyla yeniden gündeme geldi. Özellikle HBO Max’teki izlenme verileri, yapımın geç gelen bir başarı yakaladığını ortaya koydu.
FlixPatrol verilerine göre Woman of the Hour, Super Bowl haftasında HBO Max’in küresel izlenme listelerinde en çok izlenen yapımlar arasına girdi. Aynı dönemde listenin zirvesinde M3GAN 2.0 yer alırken, Kendrick’in filmi güçlü bir ivme yakalayarak dikkat çekti.
Filmin bu yükselişi yalnızca izlenme rakamlarıyla sınırlı değil. Woman of the Hour, oyuncu Anna Kendrick’in ilk uzun metraj yönetmenlik denemesi olma özelliğini taşıyor. Kendrick, filmde aynı zamanda başrolü üstlenerek, 1978 yılında The Dating Game adlı televizyon programına katılan Cheryl Bradshaw karakterini canlandırıyor. Hikâye, programda yarışmacı olarak yer alan ve sonradan seri katil olduğu ortaya çıkan Rodney Alcala’nın gerçek yaşam öyküsüne dayanıyor.
Rodney Alcala, ABD genelinde işlediği cinayetlerle bilinirken, suçlarının bir kısmı Zodiac dönemine denk geliyor. Bu detay, filmi David Fincher’ın Zodiac filmi ve Mindhunter dizisiyle tematik olarak aynı evrende anılan yapımlar arasına taşıyor. Ancak Woman of the Hour, klasik seri katil anlatılarından farklı bir yol izliyor.
Film, odağını katilin kendisinden ziyade kurbanlara ve hayatta kalanlara çeviriyor. Anlatı, Bradshaw’un bakış açısından ilerlerken, sistematik şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği temalarını ön plana çıkarıyor. Bu yaklaşım, eleştirmenler tarafından filmin en ayırt edici yönlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Bu farklı bakış açısı, eleştirmen puanlarına da yansımış durumda. Woman of the Hour, Rotten Tomatoes’ta yüzde 91’lik “Certified Fresh” skoruna sahip. Eleştirmenlerin ortak görüşü, filmin gerçek bir hikâyeden yola çıkarak güçlü ve rahatsız edici bir toplumsal tablo sunduğu yönünde.
Filmin Netflix’te sınırlı haklara sahip olması, izlenme başarısının rakip bir platformda ortaya çıkmasına neden oldu. Bu durum, dijital platformlar arasındaki içerik dolaşımının ve geç keşfedilen yapımların önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
Woman of the Hour’ın yakaladığı bu geç dönem başarının, Anna Kendrick’in yönetmenlik kariyerine nasıl yansıyacağı ve filmin farklı pazarlardaki performansının devam edip etmeyeceği ise önümüzdeki dönemde netleşecek.
Sayısal veriler:
– Rotten Tomatoes eleştirmen puanı: %91
– HBO Max küresel izlenme listelerinde Super Bowl haftasında en çok izlenen yapımlar arasında
– Film süresi: 94 dakika

