Milli ve özgün imkanlarla geliştirilen Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), bu başarısıyla Türk havacılık teknolojisinin ulaştığı devasa boyutu bir kez daha kanıtladı.
Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) liderliğinde yürütülen proje kapsamında Baykar tarafından hayata geçirilen AKINCI, operasyonel kabiliyeti ve yüksek teknolojik donanımıyla dünya klasmanında zirveye oynamaya devam ediyor. Sadece Türkiye’nin değil, dost ve müttefik ülkelerin güvenliğinde de kilit rol oynayan platform, her geçen gün envanterdeki yerini sağlamlaştırıyor. Türk mühendisliğinin bu başarısı, küresel ölçekte teknoloji dünyasının yakından takip ettiği bir gelişme haline geldi.
Bayraktar AKINCI TİHA’nın gökyüzündeki tarihi rekoru
Bayraktar AKINCI, 29 Ağustos 2021 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girdiği günden bu yana durmaksızın uçmaya ve görev yapmaya devam ediyor. Toplamda 150 bin uçuş saatini geride bırakan TİHA, hem nicelik hem de nitelik bakımından büyük bir eşiği aşmış durumda. Bu uçuş süresi, aracın her türlü hava koşulunda ve zorlu coğrafyalarda ne kadar dayanıklı bir yapıya sahip olduğunu belgeliyor.
AKINCI’nın başarıları sadece uçuş süresiyle sınırlı değil. 2022 yılında gerçekleştirilen testlerde 45 bin 118 feet (13 bin 716 metre) irtifaya çıkarak milli bir havacılık irtifa rekoru kırmıştı. Yüksek irtifada sergilediği bu stabil performans, onu rakiplerinden ayıran en önemli özelliklerin başında geliyor. Gelişmiş sensör sistemleri ve geniş mühimmat taşıma kapasitesi, AKINCI’yı stratejik bir güç haline getiriyor.
Küresel başarı: 16 ülkeye yapılan ihracat ve operasyonel güç
Milli teknoloji hamlesinin en somut meyvelerinden biri olan Bayraktar AKINCI, uluslararası arenada da yoğun ilgi görüyor. Bugüne kadar 16 ülke ile ihracat sözleşmesi imzalanmış olması, Türkiye’nin savunma ihracatındaki vizyonunu ortaya koyuyor. Aktif olarak birçok farklı coğrafyada görev yapan TİHA, operasyonel tecrübesini her geçen gün artırıyor.
Baykar tarafından üretilen bu platformlar, sadece askeri operasyonlarda değil, arama-kurtarma ve insani yardım faaliyetlerinde de etkin bir şekilde kullanılıyor. Savunma sanayisindeki bu ivme, ülkemizin teknolojik bağımsızlığına büyük katkı sağlarken, piyasadaki diğer yenilikler de dikkat çekiyor. Örneğin, mobil teknoloji dünyasındaki son gelişmeleri merak edenler için A101 ekstra kataloğundaki sürprizler yerli teknoloji meraklılarının ilgisini çekmeye devam ediyor.
Yeni sistemler ve yerli mühimmatlar ile tam entegrasyon
Bayraktar AKINCI, son dönemde gerçekleştirilen test uçuşlarında yerli ve milli olarak geliştirilen birçok yeni sistemi başarıyla denedi. Bu sistemlerin entegrasyonu, AKINCI’nın vuruş gücünü ve durumsal farkındalığını en üst seviyeye taşıyor:
- MURAD AESA Radarı: Görülmeyeni görme yeteneği kazandıran ileri teknoloji radar sistemi.
- KEMANKEŞ-1: Yapay zeka destekli mini seyir füzesi ile nokta atışı operasyon kabiliyeti.
- EREN Dolanan Mühimmat: Hedef üzerinde baskı kuran yeni nesil çözüm.
- MAM-L Akıllı Mühimmat: Rüştünü ispatlamış, yüksek hassasiyetli mühimmat ailesi.
Bu testlerin başarıyla tamamlanması, Türkiye’nin sadece platform üretmekle kalmayıp, bu platformları akıllı yazılımlar ve mühimmatlarla donatan bir ekosistem kurduğunu gösteriyor.
Bayraktar AKINCI’nın 150 bin uçuş saatine ulaşması, Türk savunma sanayisinin sürdürülebilir başarısının ve mühendislik gücünün bir yansımasıdır. Yerli imkanlarla üretilen bu devasa platform, hem sınır güvenliğimizde hem de uluslararası barışın korunmasında kritik bir rol oynamaktadır. 16 ülkeye yapılan ihracat ve sürekli güncellenen teknolojik altyapısı ile AKINCI, geleceğin hava harp sahasını bugünden şekillendirmeye devam edecektir. Türkiye, insansız hava araçları teknolojisinde lider ülkeler arasındaki yerini her geçen gün daha da sağlamlaştırmaktadır.

