İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma, yerel yönetimdeki usulsüzlük iddialarını mercek altına aldı. Toplamda 62 şüpheli hakkında gözaltı kararının verildiği operasyonda, emniyet güçleri eş zamanlı baskınlarla çok sayıda ismi merkezlere götürdü. Operasyonun odağında imar yolsuzlukları, ihaleye fesat karıştırma ve kamu kaynaklarının şahsi menfaatler doğrultusunda kullanılması yer alıyor.
Buca Belediyesi operasyonunun detayları nelerdir?
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri 01.06.2026 sabahı düğmeye bastı. Yapılan açıklamalara göre, dosya kapsamında 62 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Şu ana kadar yapılan operasyonlarda 53 kişi gözaltına alınırken, şüphelilerden 3’ünün halihazırda farklı suçlardan cezaevinde olduğu tespit edildi. Yurt dışında olduğu belirlenen 4 zanlı için ise uluslararası yakalama kararı süreci başlatıldı.
Gözaltına alınanlar arasında mevcut Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, eski Belediye Başkanı Erhan Kılıç, belediye başkan yardımcıları, eski CHP İlçe Başkanı Ç.K., belediye iştiraklerinin üst düzey yöneticileri ve bazı müteahhitler bulunuyor. Emniyet ekiplerinin firari 2 şüpheliyi yakalamak için çalışmaları ise titizlikle devam ediyor.
Gözaltı listesinde hangi isimler bulunuyor?
Operasyonun kapsamı sadece siyasi isimlerle sınırlı kalmadı. Belediye bünyesindeki imar birimlerinde görevli personeller, belediye şirketlerinin çalışanları ve İzmir genelinde faaliyet gösteren bazı inşaat firması sahipleri de soruşturmanın bir parçası oldu. İddialara göre, belediye içindeki bir yapı, imar ruhsatlarından ihale süreçlerine kadar pek çok alanda organize bir şekilde hareket ederek haksız kazanç sağladı.
Soruşturma dosyasındaki çarpıcı iddialar
Hazırlanan soruşturma dosyasında, belediye yönetimi ve müteahhitler arasındaki kirli ilişkiler ağı detaylı bir şekilde ortaya konuldu. Teknik ve fiziki takip verilerine, CİMER ihbarlarına ve gizli tanık beyanlarına dayandırılan dosyada öne çıkan suçlamalar şunlardır:
- Usulsüz İmar İşlemleri: İmar mevzuatına aykırı projelere rüşvet karşılığında onay verildiği, kat ve daire sayılarının usulsüzce artırıldığı.
- Kişisel Harcamalar: Belediye iştiraklerine ait kredi kartlarının, yöneticilerin şahsi lüks harcamalarında kullanıldığı ve şirket kasasından karşılıksız nakit çekimleri yapıldığı.
- Bankamatik Memur Sistemi: Fiilen işe gitmediği halde belediye kadrolarından maaş alan kişilerin bulunduğu ve bu sistemin organize şekilde korunduğu.
- İhale Usulsüzlükleri: Araç kiralama, çöp konteyneri alımı, bitki ve peyzaj işleri gibi doğrudan temin yöntemlerinin belirli firmalara fahiş fiyatlarla verildiği.
“Proje yapıştırma” ve “Sabun” yöntemi nedir?
Polis ekiplerinin incelemelerinde, teknik usulsüzlükleri gizlemek amacıyla ilginç yöntemler kullanıldığı saptandı. “Proje yapıştırma” adı verilen yöntemle, kaçak yapılara geriye dönük resmi evrak düzenlendiği iddia ediliyor. Ayrıca müteahhitler ile belediye görevlileri arasındaki ödeme trafiğinde, sorunların rüşvetle çözülmesini ifade etmek amacıyla kendi aralarında “sabun” terimini kullandıkları öne sürüldü. Bu paraların daha sonra lüks mülkler ve inşaat şirketleri üzerinden aklandığı belirtiliyor.
Belediye kaynaklarının siyasi amaçlarla kullanımı
Dosyadaki bir diğer önemli iddia ise, bazı siyasi organizasyonların tüm konaklama, yemek, ulaşım ve araç kiralama giderlerinin belediye iştirakleri üzerinden karşılanmasıdır. Kamu kaynaklarının bu şekilde partizan amaçlarla kullanılması, irtikap ve görevi kötüye kullanma suçlamalarının temelini oluşturuyor.
Buca Belediyesi operasyonuna dair sonuç
İzmir tarihinin en kapsamlı yerel yönetim operasyonlarından biri olan bu süreç, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Buca Belediyesi’ndeki rüşvet ve yolsuzluk ağına yönelik operasyon, belediyecilik hizmetlerinin nasıl kişisel ve siyasi ranta dönüştürüldüğüne dair ciddi kanıtlar sunmaktadır. Gözaltındaki isimlerin emniyetteki işlemleri sürerken, adli sürecin derinleşmesiyle birlikte yeni detayların ortaya çıkması bekleniyor. Bu operasyon, yerel yönetimlerde şeffaflık ve denetimin önemini bir kez daha gündeme getirmiştir.



