Pasifik Okyanusu’nda başlayan ve küresel hava dengelerini altüst eden El Nino hava dalgası, dünya genelinde aşırı doğa olaylarına yol açarken Türkiye’yi de dolaylı yoldan etkilemeye hazırlanıyor.
El Nino Nedir ve Nasıl Oluşur?
İspanyolca kökenli bir kelime olan ve Türkçe karşılığı “erkek çocuk” anlamına gelen El Nino, ekvatoral Pasifik okyanusunun orta ile doğu bölümlerinde deniz suyu sıcaklıklarının olağanın üzerine çıkmasıyla oluşan meteorolojik bir fenomendir. Bu süreç, Nino 3.4 adı verilen bölgedeki su sıcaklığının belirli limitleri aşmasıyla başlar. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), bu durumu saptamak için üç aylık deniz yüzeyi sıcaklık ortalamalarını inceler. Eğer okyanus suyu ısısı, ardışık 5 adet üç aylık dönem boyunca normallerin 0,5 derece üzerinde seyrederse, El Nino koşullarının oluştuğu kabul edilir.
Süreç Ne Zaman Başladı ve Ne Zaman Sona Erecek?
Genellikle 2 ile 7 yıllık periyotlarla tekrarlanan bu klimatolojik olay, ortalama 1 yıl civarında etkisini sürdürür. NOAA, son döngünün haziran ayında resmen başladığını duyurmuştur. Pasifik’teki su sıcaklıklarının kasım-aralık-ocak döneminde zirveye ulaşacağı, ardından ise düşüşe geçerek 2027 yılının ilkbahar mevsiminde kademeli şekilde etkisini kaybedeceği öngörülüyor.
Tarihin En Güçlü El Nino’su mu Geliyor?
Deniz yüzeyi sıcaklığının mevsim normallerinin 2 derece üzerine tırmandığı dönemler “Süper El Nino” ya da “Çok güçlü El Nino” olarak adlandırılmaktadır. Geçmişte 1982-1983, 1997-1998 ve 2015-2016 yıllarında bu şiddette olaylar kaydedilmiştir. NOAA verilerine göre, mevcut durumun sonbahar ve kış aylarında çok güçlü bir faza dönüşme olasılığı yüzde 90’ın üzerindedir.
Geçtiğimiz temmuz ayında Pasifik’teki su sıcaklığının normalden 2 derece fazla olduğu saptanmıştı. Bu sapmanın artarak ekim-kasım-aralık döneminde 2,5 derecenin üstüne çıkacağı tahmin ediliyor. Bu doğrultuda, mevcut hava olayının yüzde 69 olasılıkla 1950’den bu yana ölçülen en şiddetli El Nino olarak kayıtlara geçmesi bekleniyor.
Küresel Hava Durumu Nasıl Etkilenecek?
Şiddetli bir El Nino dalgası, dünya genelindeki ortalama sıcaklığı yaklaşık 0,2 derece yükseltmektedir. Yeryüzünün neredeyse üçte birini kaplayan devasa Pasifik Okyanusu, atmosfere büyük miktarda nem ve enerji pompalar. Su yüzeyindeki ısınma buharlaşmayı tetikler, bu da bazı coğrafyalarda kuraklığa, bazılarında ise şiddetli fırtına ve yağışlara zemin hazırlar. Normal şartlarda yoğun yağış alan Batı Pasifik’teki yağış koridoru doğuya doğru kayar. Bu kayma, jet akıntılarını ve küresel rüzgar sistemlerini etkileyerek binlerce kilometre uzaktaki iklim koşullarını bile değiştirir.
Coğrafi Bölgelere Göre Beklenen Etkiler
El Nino’nun etkileri en belirgin biçimde tropikal kuşakta hissedilmektedir. Her döngü aynı şiddette olmasa da genel olarak şu etkiler gözlenir:
- Peru ve Ekvador: Yoğun yağışlar, sel felaketleri, heyelanlar ve kıyı taşkınları.
- Güney Afrika, Kolombiya, Endonezya ve Avustralya: Ciddi kuraklık sorunları.
- Hindistan: Muson yağmurlarında azalma.
- ABD: Güney kesimlerde bol yağış, kuzey kesimlerde ise mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıklar.
- Brezilya: Güney bölgelerde sel felaketleri yaşanırken, kuzey bölgelerde kuraklık hakimiyeti.
Ayrıca bu dönemlerde Atlantik kasırga sezonunun daha durgun geçtiği bilinmektedir.
Ekonomik ve Tarımsal Ağır Faturalar
Sıcaklık artışlarının yaşandığı bölgelerde orman yangını riski de artışa geçmektedir. Ancak en kritik darbe tarımsal üretim ve gıda tedarik zincirine vurulmaktadır. Kuraklık ve aşırı yağışlar küresel gıda stoklarını doğrudan tehdit etmektedir.
Dartmouth College araştırmacılarınca 2023 senesinde Science adlı dergide yayımlanan bir çalışmaya göre, 1997-1998 yıllarındaki El Nino dalgası, izleyen 5 yıl içinde küresel gelirde yaklaşık 5,7 trilyon dolarlık devasa bir kayba sebep olmuştur.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) haziran ayındaki uyarısında; Güney ve Güneydoğu Asya, Orta Amerika, Karayipler, Sahel bölgesi ve Güney Afrika’nın tarım ile mera alanlarında kuraklık ihtimalinin yüzde 50’yi aştığını belirtmiştir. Dünya Gıda Programı (WFP) ise bu güçlenen iklim olayının 2027 yılı sonuna kadar en az 49 milyon insanı daha akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya bırakabileceğini vurgulamıştır.
Türkiye El Nino’dan Nasıl Etkilenecek?
Türkiye, bu hava olayından doğrudan etkilenen birincil bölgeler arasında yer almamaktadır. Akdeniz havzası üzerindeki etkiler atmosferik dolaşım yoluyla dolaylı ve daha belirsiz şekilde gerçekleşir. El Nino yıllarında Akdeniz havzasında genellikle daha sıcak ve kuru bir sonbahar-kış dönemi gözlenir. Uzmanlar, ülkemizde önümüzdeki aylarda sıcaklık anomalilerinin devam edeceğini ve uzayan yangın sezonu nedeniyle orman yangınları riskinin artacağını belirtmektedir.
El Nino ile La Nina Arasındaki Fark Nedir?
El Nino’nun tam tersi olan ve Türkçe karşılığı “kız çocuğu” anlamına gelen La Nina, ekvatoral Pasifik’teki deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin altına düşmesiyle oluşur. Küresel sıcaklıkları düşürücü bir etkiye sahip olan La Nina, her El Nino döneminin ardından mutlaka gerçekleşmek zorunda değildir. İki faz arasında nötr hava koşulları da yaşanabilmektedir.
İklim Değişikliği Bağlantısı
Küresel iklim değişikliği ile El Nino’nun şiddetlenmesi arasındaki bağ konusunda bilim dünyasında net bir konsensüs bulunmamaktadır. Ancak İngiltere merkezli Imperial College London tarafından yürütülen güncel bir çalışma, küresel ısınma nedeniyle El Nino kaynaklı deniz yüzeyi sıcaklık ekstremlerinin 1960 öncesine kıyasla yaklaşık yüzde 10 oranında şiddetlendiğini ortaya koymuştur.
