Dünya Sağlık Örgütü, 2026 Mayıs ayında bir kruvaziyer gemisinde görülen vakaların ardından hantavirüsün kişiden kişiye bulaşma olasılığını mercek altına aldı. Uzmanlar, virüsün pek çok türünde doğrudan insan bulaşının kaydedilmediğini ifade etse de Andes varyantı üzerinden gerçekleşebilecek nadir ve yakın temas odaklı yayılım ihtimalleri değerlendiriliyor. Gemi kaynaklı ölümlerin ardından kamuoyunda “Hantavirüs insandan insana bulaşır mı?” sorusu en çok araştırılan başlıklar arasına girdi.
Hantavirüs Bulaşma Yolları ve İnsandan İnsana Geçiş Riskleri
Hantavirüs genellikle kemirgenler vasıtasıyla insanlara geçmektedir. Enfekte olmuş fare ve sıçanların idrarı, dışkısı ya da tükürüğünün kuruyup havaya karışması temel bulaş kaynağıdır. Özellikle kapalı alanlarda yapılan temizlik çalışmaları sırasında virüsün solunum yoluyla alınması riski ciddi şekilde artmaktadır. Sessizce başlayan bu süreç, kapalı alanlara yönelik endişeleri de beraberinde getirmektedir.
Uzman değerlendirmelerine göre, virüsün doğrudan bir insandan diğerine bulaşması oldukça nadir bir durumdur. Ancak Şili ve Arjantin’de aile içi yakın temas sonucu yayıldığı bilinen Andes virüsü varyantı bu konuda bir istisna oluşturmaktadır. 2026 Mayıs dönemindeki güncel kruvaziyer vakalarında da bu spesifik bulaş ihtimali üzerinde durulmaktadır.
Hastalığın İlk Belirtileri ve İlerleyen Safhaları
Hantavirüs semptomları ilk aşamada grip ile karıştırılabilmektedir. Virüse maruz kaldıktan 1 ila 8 hafta sonra ortaya çıkabilen belirtiler hızla ağırlaşabilir. Hastalığın başlangıç döneminde şu şikayetler yaygın görülür:
- Yüksek ateş ve titreme
- Şiddetli kas ve baş ağrısı
- Yoğun halsizlik hissi ve karın ağrısı
Hastalık ilerledikçe hantavirüs pulmoner sendromu adı verilen tablo gelişebilir. Bu aşamada akciğerlerde sıvı birikmesi sonucu nefes darlığı ve solunum yetmezliği riski doğmaktadır. Virüsün bazı türleri ise böbrek sistemini hedef alarak böbrek sendromlu kanamalı ateş tablosuna yol açabilir. Bu durumda iç kanama, tansiyon düşüklüğü ve böbrek yetmezliği gibi hayati riskler oluşabilmektedir.
Risk Grupları ve Tedavi Süreci
Depo, ahır ve yeterince havalandırılmayan baraka gibi alanlarda uzun vakit geçirenler risk grubunda yer almaktadır. Bu tür mekanlarda temizlik yapılırken tozun solunmaması için maske takılması önerilmektedir. Erken müdahale hastalık seyrinde kritik öneme sahiptir.

Güncel tıbbi veriler hantavirüs için kesin bir antiviral tedavi bulunmadığını göstermektedir. Tedavi süreci genellikle hastaya destekleyici bakım sunulması prensibine dayanır. Solunum ve böbrek komplikasyonları yakından izlenirken, gerekli durumlarda yoğun bakım desteği uygulanmaktadır. DSÖ’nün 2026 Mayıs ayındaki incelemeleri sürerken, virüsün belirtileri ve bulaş yolları sağlık gündemindeki yerini korumaktadır.
Kaynak: Haber Merkezi



