HPV aşısı davasında Danıştay kararıyla yeni bir dönem başladı
HPV aşısı davasında Danıştay kararıyla yeni bir dönem başladı
  1. Haberler
  2. Haberler
  3. HPV aşısı davasında Danıştay kararıyla yeni bir dönem başladı

HPV aşısı davasında Danıştay kararıyla yeni bir dönem başladı

Türkiye'de uzun süredir tartışma konusu olan HPV aşısı erişilebilirliği hakkında, Danıştay 10. Dairesi tarafından verilen emsal niteliğindeki karar, koruyucu sağlık hizmetleri ve sağlık hakkı kapsamında yeni bir hukuki zemin oluşturdu.

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Rahim ağzı kanserine karşı en etkili korunma yöntemi olarak bilinen HPV (Human Papilloma Virus) aşısının ulusal aşı takvimine alınması ve ücretsiz olarak sunulması talebiyle açılan davada, yargı “insan sağlığı bütçe gerekçeleriyle ertelenemez” mesajını verdi.

Bu karar, özellikle dar gelirli ailelerin çocukları ve kadınlar için hayati öneme sahip olan aşıya erişim noktasında devletin yükümlülüklerini yeniden hatırlattı.

Hukuki sürecin gelişimi ve zımni ret değerlendirmesi

Süreç, avukat İlayda Öner Uslu’nun HPV aşısının ulusal aşı programına dahil edilmesi ve tüm vatandaşlar için ücretsiz hale getirilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığına yaptığı resmi başvuru ile başladı. Ancak bakanlığın bu başvuruya yasal süre içerisinde cevap vermemesi, hukuk literatüründe “zımni ret” olarak kabul edildi.

HPV aşısı davasında Danıştay kararıyla yeni bir dönem başladı
HPV aşısı davasında Danıştay kararıyla yeni bir dönem başladı

Konunun yargıya taşınmasının ardından Danıştay 10. Dairesi, idarenin sessiz kalarak talebi reddetmesini hukuka aykırı buldu. Mahkeme, sağlık hizmetlerinin sunumunda idarenin geniş bir takdir yetkisi olsa da, bu yetkinin anayasal bir hak olan yaşam ve sağlık hakkını ihlal edecek şekilde kullanılamayacağına hükmetti.

Eski verilerle sağlık politikası yürütülemez

Danıştay’ın kararında dikkat çeken en önemli detaylardan biri, Sağlık Bakanlığının savunmasında sunduğu verilerin güncelliği oldu. Mahkeme, 12 yıl öncesine ait verilerle ve güncelliğini yitirmiş maliyet analizleriyle hareket edilmesinin, modern tıp ve koruyucu sağlık hizmetleri prensipleriyle bağdaşmadığını belirtti. Teknolojik ve tıbbi gelişmelerin ışığında, aşının sağladığı korumanın maliyetten çok daha üstün bir kamu yararı taşıdığı vurgulandı.

HPV aşısının maliyeti ve toplumsal erişim sorunu

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından rahim ağzı kanserini önlemede temel araç olarak görülen HPV aşısı, Türkiye’de halihazırda ücretli bir şekilde uygulanıyor. Üç dozluk aşılama sürecinin toplam maliyetinin 16 bin TL’yi aşması, aşının geniş kitleler tarafından erişilebilir olmasını engelliyor.

Aşı programının mevcut durumu ve beklentiler

  • Aşı, 9 yaşından itibaren hem kız hem de erkek çocuklarına uygulanabiliyor.
  • Sağlık Bakanlığı, daha önce yaptığı açıklamalarda aşının 2025 yılı sonuna kadar sisteme dahil edileceğini planladığını duyurmuştu.
  • Danıştay kararı, bu planlamanın daha hızlı hayata geçirilmesi için hukuki bir zorunluluk teşkil ediyor.

Kararda, devletin sadece hastalıkları tedavi etmekle değil, aynı zamanda vatandaşların hastalanmasını önleyecek tedbirleri almakla da yükümlü olduğu ifade edildi. Bu bağlamda, aşının yüksek maliyeti nedeniyle ailelerin bu korumadan mahrum kalması, anayasadaki sosyal devlet ilkesine aykırı bir durum olarak nitelendirildi.

Sonuç

Danıştay’ın verdiği bu karar, Türkiye’de sağlık haklarının savunulması noktasında tarihi bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Kararın temel sonuçları şu şekilde özetlenebilir:

  • Sağlık hakkı, idarenin takdir yetkisine veya bütçe kısıtlamalarına kurban edilemez.
  • Devlet, koruyucu sağlık hizmetlerini güncel bilimsel veriler ışığında sunmak zorundadır.
  • HPV aşısının ücretsiz olması yönündeki talepler, artık sadece birer rica değil, yargı tarafından desteklenen hukuki birer haktır.

Bundan sonraki süreçte Sağlık Bakanlığının, yargı kararının gereklerini yerine getirerek HPV aşısını ulusal aşı takvimine ne zaman dahil edeceği kamuoyu tarafından yakından takip edilecek.

Sıkça sorulan sorular


Karar, aşının ücretsiz sunulması talebinin bütçe gerekçeleriyle reddedilemeyeceğini ve devletin koruyucu sağlık hizmetlerini sunma yükümlülüğü olduğunu tescillemiştir.

Hayır, karar henüz uygulama aşamasına geçmemiştir. Ancak bu karar, aşının ücretsiz hale getirilmesi için bakanlık üzerinde yasal bir zorunluluk oluşturmaktadır.

Türkiye’de aşının üç dozunun toplam maliyeti 16.000 TL’nin üzerindedir, bu da erişimi zorlaştıran temel etkendir.

Sağlık Bakanlığı daha önce 2025 yılı sonuna kadar aşının ulusal programa dahil edileceğini açıklamıştı; ancak yargı kararı bu süreci hızlandırabilir.

HPV aşısı davasında Danıştay kararıyla yeni bir dönem başladı
Giriş Yap

TV de Bugün İnternet Haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!