1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. İK’da Yapay Zeka Dönemi: İşe Alım Süreçleri Günlerden Dakikalara İnebiliyor

İK’da Yapay Zeka Dönemi: İşe Alım Süreçleri Günlerden Dakikalara İnebiliyor

Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde iş dünyası büyük bir dijital dönüşüm yaşarken, insan kaynakları (İK) alanındaki operasyonel süreçler de yapay zekayla yeniden şekilleniyor...

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İnsan kaynakları departmanlarında yapay zekâ ve otomasyon kullanımı, işe alımdan çalışanların işe başlatılmasına kadar uzanan operasyonları yeniden şekillendiriyor. Amerikan Verimlilik ve Kalite Merkezi’nin (APQC) 2025 araştırmasına göre İK ekipleri çalışma zamanlarının yaklaşık yüzde 60’ını idari işlere ayırıyor. Araştırmada ayrıca İK liderlerinin yalnızca yüzde 20’si kendi fonksiyonlarının şirket stratejisinin belirlenmesinde kilit rol oynadığını belirtiyor.

Bu tablo, yapay zekânın İK alanında yalnızca aday seçimi için değil, yoğun biçimde manuel yürütülen idari süreçlerin otomatikleştirilmesi için de kullanılabileceğini gösteriyor.

Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planında Özel Sektör de Var

Türkiye’de de yapay zekânın iş süreçlerine entegrasyonu yeni dönemin politika başlıklarından biri haline geldi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030); yapay zekâ farkındalığının artırılması, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi, veri ve hesaplama altyapısının güçlendirilmesi ve kamu ile özel sektörde yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Plan, “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” olmak üzere dört temel eksen üzerine kuruldu.

18 Ağustos 2026’da yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde de planın kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle uygulanacağı belirtildi.

Dolayısıyla İK süreçlerinde yapay zekâ kullanımı, şirketlerin kendi teknoloji yatırımlarının yanı sıra Türkiye’nin yeni yapay zekâ politikasıyla da kesişen bir alan haline geliyor.

İşe Alım İlanından SGK Bildirimine Tek Dijital Akış

Bu dönüşümün Türkiye’deki örneklerinden biri olarak BİS Çözüm bünyesindeki Plena Pro öne çıkıyor.

Platformun kendi açıklamasına göre sistem; ilan hazırlama, CV ayrıştırma ve aday skorlama, IVR üzerinden sesli görüşme, video mülakat, vaka çalışması ve teklif aşamalarını aynı dijital akış içerisinde birleştiriyor. Teklif sonrasında ise e-imza, e-Devlet doğrulaması, aday belgelerinin mobil cihazdan yüklenmesi ve SGK işe giriş bildirimi gibi işlemler devam ediyor.

BİS Çözüm Genel Müdür Yardımcısı ve Ortağı Gizem Güneşdoğdu, işe alımın kurumla aday arasındaki ilk temas noktası olduğunu belirterek, Plena Pro’da sürecin yalnızca adayın seçilmesiyle sona ermediğini ifade ediyor.

Güneşdoğdu’ya göre amaç, işe kabul edilen adayın sözleşme, belge, doğrulama ve özlük işlemlerinin de aynı sistem üzerinden ilerlemesini sağlamak.

5 Günlük Süre 15 Dakikanın Altına İndiği İddia Ediliyor

Plena Pro’nun paylaştığı verilere göre yapay zekâ destekli sistemde ilan hazırlama süresi 5 dakikanın altına inerken, aday değerlendirme ve kısa liste oluşturma süresi yaklaşık 5 günden 1-2 saate düşüyor.

Şirket ayrıca işe giriş için yapılan hazırlıkların 3-5 iş gününden 15 dakikanın altına indirilebildiğini, ilk gün tamamlanan evrak oranının yüzde 95’in üzerine çıktığını ve mobil/self-servis çözümler sayesinde rutin taleplerde yüzde 40’a kadar azalma sağlandığını bildiriyor. İK profesyonelleri başına ayda ortalama 8-10 saatlik zaman kazanımı ve pozisyon başına 6-7 günlük süre tasarrufu da şirket tarafından açıklanan diğer sonuçlar arasında.

Ancak bu rakamların bağımsız bir akademik veya sektör araştırmasının sonucu değil, Plena Pro tarafından açıklanan platform verileri olduğunu belirtmek gerekiyor. Bu nedenle söz konusu süreleri tüm şirketler için geçerli genel bir İK standardı olarak değerlendirmek doğru olmaz.

Aynı İK Ekibi 3 Kata Kadar Daha Fazla Aday Yönetebilir

Plena Pro’nun bir diğer iddiası, özellikle yüksek hacimli işe alım yapan sektörlerde ortaya çıkıyor.

Perakende, lojistik, çağrı merkezi ve hizmet sektörleri gibi aynı anda yüzlerce kişinin işe alınabildiği alanlarda; adayların ilk değerlendirmesinden sesli görüşmelere, video mülakatlardan belge toplamaya kadar işlemlerin otomatikleştirilmesi İK ekiplerinin kapasitesini artırabiliyor.

BİS Çözüm’ün paylaştığı verilere göre aynı İK ekibi, ek personel ihtiyacı olmadan 3 kata kadar daha fazla adayı yönetebiliyor. Şirket, özellikle sezon başlangıçları ve kampanya dönemleri gibi yüksek işe alım hacminin oluştuğu zamanlarda bu kapasite artışının daha belirgin hale geldiğini belirtiyor.

Yapay Zeka İK Uzmanının Yerini Değil, Operasyonel Yükünü Hedefliyor

İK’da yapay zekâ kullanımının önemli taraflarından biri, insan kaynağının tamamen ortadan kaldırılmasından ziyade tekrarlayan işlemlerin otomatikleştirilmesi.

APQC’nin araştırması da İK’nın zamanının büyük bölümünün idari işlere gittiğine işaret ediyor. Kurumun değerlendirmesine göre teknoloji olgunluğu, çalışanların yetkinliklerinin geliştirilmesi ve İK’nın iş birimleriyle daha güçlü ilişkiler kurması, bu fonksiyonun stratejik etkisini artırabilecek alanlar arasında bulunuyor.

Bu açıdan bakıldığında yapay zekânın CV’leri ön elemeden geçirmesi, adayları belirli kriterlere göre sıralaması veya belge kontrollerini otomatikleştirmesi, İK uzmanlarının zamanını çalışan deneyimi, yetenek yönetimi ve kurum kültürü gibi daha stratejik konulara ayırabilmesine yardımcı olabilir.

KVKK ve Yapay Zeka Kullanımında Kritik Nokta Veri Yönetimi

İK teknolojilerinde hız kadar önemli bir başka konu ise kişisel verilerin nasıl işlendiği.

Plena Pro, kendi sisteminde İK süreçlerinin KVKK uyumlu şekilde yürütüldüğünü ve adaylar ile çalışanlara ait verilerin yasal saklama süreleri dikkate alınarak yönetildiğini belirtiyor. Platformun kayıt sayfasında da personel, performans ve bordro yönetiminin tek platform üzerinden yürütülebildiği ve Türkiye sınırları içerisinde KVKK uyumlu İK yönetimi sunduğu ifade ediliyor.

Burada önemli nokta şu: Bir İK platformunun “KVKK uyumlu” olduğunu belirtmesi, şirketlerin tüm KVKK yükümlülüklerinin otomatik olarak yerine getirildiği anlamına gelmez. İşverenin veri sorumlusu olarak hukuki yükümlülükleri; veri minimizasyonu, aydınlatma, erişim yetkilendirmesi, saklama süreleri ve imha süreçleri gibi başlıklarda ayrıca devam eder.

Özellikle yapay zekâ ile aday değerlendirmesi yapılırken kullanılan kriterlerin, veri kaynaklarının ve otomatik karar mekanizmalarının nasıl yönetildiği önümüzdeki dönemde daha da önemli hale gelecek.

İK Teknolojilerinde Asıl Değişim İşe Alımdan Sonra Başlıyor

Geleneksel dijital İK çözümlerinde işe alımın tamamlanması çoğu zaman sürecin sonu olarak görülürken, yeni nesil platformların hedefi adayın işe kabulünden sonraki işlemleri de aynı dijital akışa dahil etmek.

Plena Pro’nun yaklaşımında adayın teklif kabulünden sonra sözleşmenin elektronik ortamda imzalanması, belgelerin mobil cihazdan yüklenmesi, doğrulama işlemleri ve SGK bildirimine kadar uzanan süreç tek bir sistemde ilerliyor. Toplanan özlük bilgilerinin bordro ve izin yönetimi gibi diğer İK süreçlerine aktarılması da bu yaklaşımın bir parçası olarak sunuluyor.

Bu model yaygınlaştıkça İK departmanlarında dijital dönüşümün yalnızca “aday bulma” aşamasında değil, çalışanın şirkete katıldığı ilk günden itibaren bütünleşik bir yapıya dönüşmesi bekleniyor.

Yeni Dönemde İK’nın Rolü Değişebilir

APQC’nin verileri ile Türkiye’nin yeni yapay zekâ eylem planı birlikte değerlendirildiğinde, İK departmanları açısından önemli bir dönüşüm alanı ortaya çıkıyor.

İK ekiplerinin zamanının yüzde 60’ının idari işlere ayrılması, yapay zekâ ve otomasyon için geniş bir kullanım alanı bulunduğunu gösteriyor. Türkiye’nin 2026-2030 Yapay Zekâ Eylem Planı’nın özel sektörde yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaştırılmasını hedeflemesi de bu dönüşümün önümüzdeki yıllarda hız kazanabileceğine işaret ediyor.

Plena Pro’nun açıkladığı sonuçlar ise bu dönüşümün şirketler açısından nasıl uygulanabileceğine dair Türkiye’den bir örnek sunuyor. Ancak 15 dakikalık işe giriş süresi, yüzde 95’in üzerindeki ilk gün evrak tamamlama oranı ve 3 kata kadar kapasite artışı gibi rakamların platforma ait sonuçlar olduğu ve farklı şirketlerde aynı sonuçların garanti edilemeyeceği özellikle dikkate alınmalı.

İK’da yapay zekânın asıl etkisi, insanı süreçten çıkarmaktan çok rutin işlemleri azaltarak İK uzmanının zamanını daha yüksek katma değerli işlere kaydırması olabilir.

Kaynaklar

APQC – HR Trends: Performance, Strategy, and Challenges
https://www.apqc.org/resource-library/resource-listing/hr-trends-performance-strategy-and-challenges

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı – Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı Açıklandı
https://www.sanayi.gov.tr/medya/haber/turkiye-yapay-zek%C3%A2-eylem-plani-aciklandi

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı – Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030)
https://www.sanayi.gov.tr/plan-program-raporlar-ve-yayinlar/strateji-belgeleri

BİS Çözüm – Şirket ve hizmet bilgileri
https://www.yasad.org/tr-TR/yazilim-firmalari/bis-cozum

Plena İnsan – Resmi platform
https://apphuman.plena.pro/

Fortune Türkiye – Plena Pro ve işe alım süreçleri
https://www.fortuneturkey.com/5-gunluk-ise-giris-15-dakikaya-iniyor-ayni-ik-ekibi-3-kat-fazla-ise-alim-yapiyor

Enterprise Next – İK’da 5 günlük işe giriş 15 dakikaya iniyor
https://epnext.com/ikda-5-gunluk-ise-giris-15-dakikaya-iniyor/

Upcorn – Plena Pro ve işe alım süreçleri
https://upcorn.co/ise-alim-sureclerini-15-dakikaya-indiren-platform-plena-pro/

İK’da Yapay Zeka Dönemi: İşe Alım Süreçleri Günlerden Dakikalara İnebiliyor
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter