Dijital platformlarda sıkça karşımıza çıkan bu terim, bilhassa korku filmi sekansları nedeniyle bireylerin gerçeklik algısını bozmaktadır. Pek çok kişi bu yapının tabiatta mevcut olup olmadığını merak etmektedir. Bu doğrultudaki sorgulamalar her geçen gün artış göstermektedir.
Sinema kaynaklı bu olgunun popülerleşmesi, izleyici kitlesinde hatalı bir kanaat oluşmasına sebebiyet verdi. Sosyal ağlarda paylaşılan görseller ve bilgiler merak duygusunu daha da körükledi. Bunun hakiki bir laboratuvar testi olup olmadığı meselesi ön plana çıktı. Mevzu, geniş bir çevre tarafından derinlemesine incelenmektedir.
İnsan Kırkayak Gerçek Mi? Nerede Yaşıyor?
“İnsan kırkayak” fikri, The Human Centipede isimli sinema yapımıyla literatüre giren bir kurguya dayanmaktadır. Söz konusu filmde, bir cerrahın insanları operasyonla birbirine eklediği bir hikâye örgüsü işlenmektedir. Bu tasvir, seyredenler üzerinde sarsıcı bir tesir bırakmaktadır. Kavram bu yolla topluma yayılmaktadır.
Hakiki dünyada bu adla tanımlanan herhangi bir canlı türü bulunmamaktadır. Biyolojik taksonomi içerisinde bu yapıya denk gelen bir tür saptanmamıştır. Doğal ortamda yaşayan kırkayaklar ise eklembacaklılar sınıfına mensup canlılar olarak tanımlanır. İnsan vücutlarının birleştirildiği bir formun varlığı, bilimsel perspektiften imkânsız kabul edilmektedir.
Yapımda işlenen senaryonun bütünüyle hayal gücüne dayalı olduğu bilinmektedir. Hikâyenin esin kaynağı olduğu öne sürülen deneyler, filmdeki hadiselerle uyuşmamaktadır. Bu kurgusal yapı, reel dünyada tatbik edilmiş bir uygulama olarak görülmemektedir. Tamamen yaratıcı yazım sınırları içerisinde kalmaktadır.
İnternet dünyasında dolaşan “gerçek deney” söylemleri kanıtlanmış bir bilgi niteliği taşımaz. Bu tarz içerikler genellikle ürkütücü bir etki yaratmak gayesiyle servis edilmektedir. Akademik literatürde bu yapıya dair hiçbir kanıt mevcut değildir. Resmi dokümanlarda da buna dair bir kayıt bulunmamaktadır.
“İnsan kırkayak nerede yaşıyor?” suali de bu hatalı inanışın bir neticesi olarak doğmaktadır. Aslında var olmayan bir oluşum için herhangi bir doğal yaşam alanı bulunamaz. Bu tabir sadece bir film senaryosunun parçasıdır. Reel hayatta bir izdüşümü yoktur.
Korku sineması türünün gücüyle yaygınlık kazanan bu ifade, periyodik olarak tekrar tartışma konusu olmaktadır. Takipçiler, izledikleri sahnelerin tesiriyle hakikati sorgulama ihtiyacı hissetmektedir. Eldeki tüm veriler, bu kavramın sadece bir hayal ürünü olduğunu ortaya koymaktadır. Bilimsel bir geçerliliği yoktur.

