Enflasyonun çok üzerinde seyreden bu zam yağmuru, İstanbullunun cebinde delik açmaya devam ediyor. Peki, sessiz sedasız yapılan bu artışlar hayatımızı nasıl etkiledi? Hangi kalemlerde fiyatlar resmen uçuşa geçti? İşte herkesin konuştuğu o şok edici detaylar…
Bu Zam Fırtınasının Arkasında Kim Var?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olan ve şehrin can damarı sayılan İSPARK, İSKİ, İETT ve İGDAŞ gibi dev iştirak şirketleri, son 2,5 yıllık süreçte aldıkları kararlarla gündemin tam merkezine oturdu.
Vatandaşlar, belediyenin sunduğu temel hizmetlere ulaşmakta zorlanırken, gözler İBB yönetiminin belirlediği yeni tarifelere çevrildi. Özellikle dar gelirli vatandaş için bu artışlar, yönetilmesi zor bir yük haline gelmiş durumda.
Piyasaları Altüst Eden Şok Artışlar Ne?
Rakamlar yalan söylemez! Son 2,5 yılda İBB iştiraklerinde uygulanan tarifeler, TÜİK tarafından açıklanan resmi enflasyon oranlarını deyim yerindeyse sollayıp geçti. Özellikle ulaşımdan suya, otoparktan doğalgaza kadar her alanda ciddi bir maliyet artışı yaşanıyor.
İşte kalem kalem o korkunç tablo:
- İSPARK: Saatlik ücret 33 TL’den başlayıp 220 TL’ye kadar fırladı!
- İETT: 15 TL olan tam bilet, 2026 itibarıyla 42 TL’ye ulaştı.
- İSKİ: Su fiyatları hem enflasyon farkı hem de ek zamlarla katlandı.
- İGDAŞ: Doğalgaz sistem kullanım bedellerinde çift haneli dev artışlar yapıldı.
Bu Zam Çilesi Tam Olarak Nerede Yaşanıyor?
Türkiye’nin kalbi İstanbul, son yılların en büyük ekonomik sınavlarından birini veriyor. Şehrin her ilçesinde, her mahallesinde vatandaşlar aynı soruyu soruyor: “Bu fiyatlar nereye gidiyor?”
Sadece merkezi noktalar değil, İstanbul’un en ücra köşelerindeki İSPARK noktalarında bile fiyatlar el yakıyor. Toplu taşıma kullanan milyonlarca İstanbullu için her durak artık daha pahalı.
Kabus Ne Zaman Başladı?
Her şey 2024 yılının başında ivme kazandı. 2024 yılında yıllık enflasyon %64,78 olarak açıklanırken, İBB’nin bazı iştirakleri bu oranı çoktan gözden çıkarmıştı. 2025 yılında da hız kesmeyen zamlar, 2026’nın ilk 5 ayında zirve noktasına ulaştı.
Sadece 2,5 yıl içinde İstanbulluların temel yaşam maliyetleri, resmi enflasyonun çok ötesinde bir değişim gösterdi. Bu süreçte yapılan “güncelleme” adı altındaki zamlar, kümülatif olarak vatandaşın belini büktü.
Zamlar Vatandaşın Cebine Nasıl Yansıdı?
Süreç oldukça sinsi ilerledi. Önce küçük yüzdelerle başlayan artışlar, ardından “enflasyon farkı” ve “maliyet artışı” gerekçeleriyle devasa boyutlara ulaştı. İSPARK gibi iştiraklerde fiyatların %500’den fazla artması, vatandaşın aracını sokağa bırakmasına bile engel oldu.
Otomatik fiyatlandırma sistemleri ve kademeli tarife uygulamalarıyla faturalar her ay biraz daha şişti. İstanbul’da artık su içmek de, yola çıkmak da bir lüks…
Peki, Neden Resmi Enflasyonun Üzerine Çıkıldı?
Kamuoyunda en çok tartışılan konu ise bu: Neden? Belediye yetkilileri artan maliyetleri işaret etse de, rakamlar arasındaki uçurum kafalarda soru işareti yaratıyor. Resmi enflasyonun %20-30 bandında olduğu dönemlerde, iştiraklerin %50’den fazla zam yapması “kar odaklı” bir yönetim anlayışı mı sorusunu beraberinde getiriyor.
İstanbul İçin Ekonomik Alarm
Özetlemek gerekirse, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirakleri son 2,5 yılda hayatın her alanına dokunan devasa zamlara imza attı. Ulaşım, su ve enerji gibi temel ihtiyaçların enflasyonun çok üzerinde pahalılaşması, İstanbulluların yaşam kalitesini doğrudan etkiledi. Bu tablo, şehrin ekonomik dengelerinin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha kanıtladı.
İBB ZAMLARI RESMİ ENFLASYON ORANLARINI GERÇEKTEN KATLADI MI?
KESİN CEVAP: EVET! Yapılan incelemeler ve açıklanan resmi veriler karşılaştırıldığında, 2024-2026 yılları arasında İBB iştiraklerinin (İSPARK, İETT, İSKİ, İGDAŞ) uyguladığı fiyat artışları, TÜİK tarafından açıklanan yıllık resmi enflasyon oranlarını belirgin bir şekilde geride bırakmıştır. Özellikle İSPARK otopark ücretlerinde görülen %500’ü aşan artış ve İETT bilet fiyatlarındaki katlanma, vatandaşın alım gücünün resmi enflasyondan çok daha hızlı eridiğini kanıtlamaktadır.



