İzmir’de binlerce vatandaş, idam edilişlerinin 54’üncü yılında devrimci önderler Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan‘ı anmak için bir araya geldi. Emek Partisi (EMEP) tarafından Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Merkezi Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen geniş katılımlı etkinlikte, geçmişin mücadele ruhu ile günümüzün işçi direnişleri selamlandı.
ETKİNLİĞE KİMLER KATILDI?
Anma töreni, siyaset dünyasından ve sendikalardan önemli isimleri bir araya getirdi. Katılımcılar arasında şu isimler ve gruplar öne çıktı:
- EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ve Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan,
- Emek Gençliği MYK Üyesi Deniz Gökmen,
- Grevlerini sürdüren Temel Conta işçileri,
- 475 gündür kapı önünde bekleyen DIGEL tekstil işçileri,
- Çok sayıda demokratik kitle örgütü ve sendika temsilcisi.
İŞÇİ DİRENİŞLERİNDE SON DURUM NEDİR?
Etkinlikte söz alan işçi temsilcileri, anayasal hakların çiğnenmesine tepki gösterdi. Petrol-İş İşyeri temsilcisi Sinem Kaya, Temel Conta çalışanları adına yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin anayasasında yazan sendika hakkımız için mücadele ediyoruz. ‘Sendika anayasal haktır’ diyenler dönsün bizlere baksın” dedi. Kaya, baskılara rağmen geri adım atmayacaklarını belirterek, “Bizler ekmeğimiz için, çocuklarımızın geleceği için mücadele ediyoruz. Zafere kadar korkmayacağız, susmayacağız, eğilip bükülmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Ege Serbest Bölgesi’nde direnen Teksif üyesi DIGEL Tekstil işçileri adına konuşan Oktay Yıldız ise sendikalaştıkları için 15 arkadaşlarının işten çıkarıldığını hatırlattı. Yıldız, “Dışarıda bizler, içeride yüzlerce arkadaşımız onurlu ve mücadeleci bir şekilde direnişe devam ediyor. Temel Conta işçilerinin de yanındayız. Arkadaşlarımız tutuklandığında onların mücadelesini devraldık. Yaşasın tutuklanan işçilerle dayanışma” dedi.
DENİZLERİN MÜCADELESİ NEDEN HÂLÂ GÜNCEL?
Emek Gençliği MYK Üyesi Deniz Gökmen, Denizlerin savunduğu değerlerin bugün hâlâ geçerliliğini koruduğunu ifade etti. Gökmen, “Denizlerin temsil ettiği antiemperyalist hat hâlâ günceldir. Denizler, emperyalizmin yalnızca dış politik bir sorun değil; ülkenin ekonomik, siyasal ve sınıfsal yapısıyla iç içe geçmiş bir sömürü ilişkisi olduğunu ortaya koyuyordu. Bu yüzden onların mücadelesi işçi sınıfının, emekçilerin ve gençliğin birleşik mücadelesiydi” şeklinde konuştu.
NATO ZİRVESİ VE SAVAŞ BÜTÇESİNE NASIL TEPKİ GÖSTERİLDİ?
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, yaptığı konuşmada Temmuz ayında düzenlenecek olan NATO zirvesine ve artan silahlanma harcamalarına sert eleştiriler yöneltti. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının 6. Filo’yu denize dökerek gösterdikleri kararlılığa atıfta bulunan Aslan, “Bugün Türkiye’deki işbirlikçiler ise Amerikan askerlerini, emperyalist güçleri Türkiye’de ağırlamak için yarışıyorlar” dedi.

NATO zirvesinin bir savaş planlama merkezi olduğunu savunan Aslan, şu açıklamalarda bulundu:
- Zirvenin sorunsuz geçmesi için halkın alın terinden biriktirilen kaynakların harcandığına dikkat çekti.
- NATO zirvesine karşı mücadele çağrısı yapan Aslan, zirvenin Türkiye’de toplanmasını istemediklerini belirtti.
- Milli gelirin savaşa ayrılmasına tepki göstererek, “Bu Türkiye işçi emekçilerin alın teridir, emeğidir. Savaşa para harcanmasını istemiyoruz” dedi.
Konuşmasının sonunda direnişteki tüm işçileri bir kez daha selamlayan Seyit Aslan, cezaevlerindeki sendikacıların ve gazetecilerin derhal serbest bırakılması gerektiğini vurguladı.



