İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görülen oturumda, davanın en dikkat çeken isimlerinden biri olan Mustafa Akın kürsüye çıktı.
İddianamede yer alan; toplantı alanlarındaki kameraların bantlanması, sinyal kesici (jammer) cihazların kullanılması ve kayıt sistemlerine müdahale edilmesi gibi iddialara tek tek yanıt veren Akın, bu uygulamaların tamamen güvenlik ve mahremiyet çerçevesinde gerçekleştirildiğini savundu.
Mustafa Akın’ın Mahkemedeki Savunmasının Detayları
Emekli bir emniyet mensubu olduğunu ve Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminden bu yana çalıştığını belirten Mustafa Akın, profesyonel hayatı boyunca hukuk dışı hiçbir oluşumun içinde yer almadığını ifade etti. Savunmasında, “Olmayan bir örgütün ne üyesi oldum ne de böyle bir oluşumun içinde yer aldım,” diyerek üzerine atılı örgüt üyeliği suçlamalarını kesin bir dille reddetti.
Kamera Kapatma İddialarına “Mahremiyet” Yanıtı
Dosyadaki en önemli iddialardan biri olan kamera sistemlerine müdahale konusunda Akın, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Toplantıların gizlenmesi amacıyla genel bir kamera kapatma işleminin yapılmadığını söyleyen Akın, şu ifadeleri kullandı:
“Ana giriş, lobi ve genel yürüyüş alanlarındaki kameralar her zaman açıktı. Sadece Sayın Başkan’ın toplantı öncesinde ya da sonrasında üzerini değiştirdiği, giyinme alanı olarak kullanılan bölgeye bakan kamera, özel hayatın gizliliği ve güvenlik gereği devre dışı bırakıldı.”
Sinyal Kesici Cihazlar ve Güvenlik Protokolleri
İddianamede yer alan sinyal kesici cihazların kullanımıyla ilgili de konuşan Mustafa Akın, bu cihazların yeni alınmadığını, önceki belediye yönetimi döneminden devralındığını belirtti. Cihazların koruma tedbirleri kapsamında ve ihtiyaç duyulduğunda kullanıldığını ifade eden Akın, yasa dışı bir dinleme ya da engelleme faaliyetinin söz konusu olmadığını dile getirdi.
Mahkeme Başkanı ve Savcının Soruları
Duruşma sırasında Mahkeme Başkanı, söz konusu güvenlik uygulamalarının ve kamera kapatma işlemlerinin yalnızca dava konusu tarihte mi yapıldığını, yoksa rutin bir uygulama mı olduğunu sordu. Akın, bu uygulamanın farklı tarihlerde ve ihtiyaç duyulan farklı mekanlarda da güvenlik protokolü gereği devreye alındığını belirtti.
Cumhuriyet savcısı ise özellikle jammer (sinyal kesici) cihaz kullanımıyla ilgili yasal dayanağı sordu. Mustafa Akın, koruma tedbirlerinin artırılmasına yönelik resmi yazıların bulunduğunu ve tüm işlemlerin bu güvenlik çerçevesinde yürütüldüğünü savundu.
Duruşma Yarına Ertelendi
Mustafa Akın’ın ardından diğer sanıkların ve avukatların beyanlarını dinleyen mahkeme heyeti, dosyadaki eksiklerin giderilmesi ve yargılamanın devamı için duruşmayı yarın sabah saat 10.00’a erteledi.
Sonuç
– Mustafa Akın, hakkındaki suç örgütü üyeliği ve yasa dışı faaliyet iddialarını reddetti.
– Kamera kapatma işleminin yalnızca “kıyafet değiştirme alanı” ile sınırlı olduğunu ve mahremiyet amaçlı yapıldığını savundu.
– Sinyal kesici cihazların eski yönetimden kaldığını ve resmi güvenlik tedbirleri kapsamında kullanıldığını belirtti.
– Mahkeme, savunmaların ardından duruşmayı bir sonraki güne erteledi.

