Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında yer alan salonda, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen duruşmada tutuksuz sanık İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy savunma yaptı. Aksoy, mevcut görevine 27 Eylül 2023 tarihinde getirildiğini kaydetti.
Erdal Celal Aksoy: “Suç Tarihinde Hatay’da Görevdeydim”
Dosyadaki 27. eylem kapsamında ‘irtikap’ ile suçlandığını ve olayın yaşandığı dönemin 2023 yılı mart ayı olarak belirtildiğini aktaran Aksoy, söz konusu tarihte 6 Şubat depremi sebebiyle belediyenin afet koordinasyon çalışmalarını yönetmek üzere Hatay’da bulunduğunu ve yaklaşık 7-8 ay İstanbul’a dönmediğini ifade etti. Sağlık koşulları gerekçesiyle oturumlara katılmaktan vareste tutulmayı talep eden Aksoy, beraat kararı verilmesini istedi.
Hamit Demir: “Ruhsat İçin 8 Milyon Lira Ödeme Yapmam İstendi”
Yargılaması tutuksuz süren iş insanı Hamit Demir ise savunmasında, 2010 senesinde Beylikdüzü bölgesinde ilk inşaat projesini yürütürken bir plancıya ihtiyaç duyduğunu ve bu doğrultuda Murat Çalık ile iletişime geçtiğini bildirdi. Demir, beyanında şu ifadelere yer verdi:
“Çalık’ın kendilerine bir ön çalışma hazırladığını kaydeden Demir, yerel seçimlerin ardından kendisiyle çalışmayı sonlandırıp başka bir isimle yola devam ettiklerini aktardı. Söz konusu 45 dönümlük arazinin çok sayıda haciz ve dava barındıran sıkıntılı bir yer olduğunu ifade eden Demir, ‘Malikler birbirine girmişti. Ben buraya başlarken Murat Bey’e sordum, dedim ki, “Burayı alacağım, bana bu konuda ne diyorsun?” Dedi, “Burası çok sorunlu, sıkıntılı. Aşabilirsen al. Bu senin kararın.” Ben de buradan aldım.’ şeklinde konuştu.”
Görüşmelere daha sonra başladığını belirten Demir, savunmasının devamında şunları kaydetti:
“Bir müddet sonra satın alma işlemlerinin başladığını dile getiren Demir, sorunları karara bağlamak adına 2015 yılında Ekrem İmamoğlu ile bir görüşme gerçekleştirdiğini belirtti. Demir, ‘Başkanım, bu arazileri alıyorum, biraz sıkıntılı süreç ama bu konuda ruhsatlama konusunda da destek olmanızı istiyorum.’ dediğini, İmamoğlu’nun da yardım sözü verdiğini anlattı. 2017 senesinde ruhsat alma aşamasında Belediye Gelirler Müdürlüğüne müracaat ettiğinde kendisinden belediye adına ödeme talep edildiğini söyleyen Demir, Belediye Başkan Yardımcısı İsmail’in yönlendirdiği bir kişinin kendisine, ‘8 milyon bize bir ödeme yaparsanız bu konuda size destek oluruz.’ dediğini aktardı. Mecbur kaldığı için kabul ettiğini ifade eden Demir, nakit parası olmadığı için kısmen gayrimenkul kısmen de para vererek ruhsatı aldığını ve projeyi tamamladığını söyledi. Sonraki süreci şirket yöneticilerinin yürüttüğünü belirterek, daire devirleri ile çek ve nakit işlemlerinin bu şekilde yapıldığını ekledi.”
Yapılan çapraz sorguda Demir, toplam tutara yönelik yöneltilen soruya “8 milyon” karşılığını verdi.
Şehide Zehra Keleş: “Örgüt Şeması Değil İş Akış Tablosu”
Yargılanan eski İBB çalışanlarından Şehide Zehra Keleş ise “İBB Hanem” projesi gerekçe gösterilerek gözaltına alındığını fakat bu projede hiçbir zaman görev almadığını savundu. Ortada bir örgüt olduğuna inanmadığını ve Ekrem İmamoğlu ile sadece birkaç iftar yemeğinde bir araya geldiğini kaydeden Keleş, kendisinin yerleştirildiği şemaya itiraz etti. Keleş, “Çünkü ben bir sürü bilgi işlem çalışanı ile teknolojiden sorumlu olduğu iddia edilen Hüseyin Gün’ün (sanık) altındayım. Burada pek çok insan şu itirazı yaptı, ‘Bu örgüt şeması değildir, bu organizasyon şemamızdır bizim, bu bizim çalışma akışımızdır.’ dedi.” diyerek, hiç tanımadığı insanlarla ilişkilendirilmesine karşı çıktı. Rehberinde kayıtlı bile olmayan, iletişim kurmadığı şahıslarla aynı yapıda gösterildiğini belirterek tüm suçlamaları reddetti ve beraat istedi.
Kadriye Kasapoğlu: “Hattı Nöbetçi Personeller Kullanıyordu”
İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu da savunmasında, davaya konu olan telefon numarasının, Ekrem İmamoğlu’nun ilçe başkanlığı yaptığı yıllardan bu yana aktif olan ve gün boyu çok sayıda çağrı alan bir hat olduğunu ifade etti. Söz konusu hattın seçim çalışmalarında ve saha faaliyetlerinde halkın taleplerini toplamak için kullanıldığını aktaran Kasapoğlu, numaranın yanındaki nöbetçi personel tarafından kontrol edildiğini ve son 2-2,5 senedir ise tamamen kullanım dışı olduğunu açıkladı. Kendisine yöneltilen örgüt üyeliği suçlamasına cevap veren Kasapoğlu, adı geçen hiçbir yönetici ya da üye ile herhangi bir irtibatı bulunmadığını kaydetti. Görevinin gerekliliklerine değinen Kasapoğlu, “Benim ait olduğum tek şema bugün ibb.gov.tr’deki İBB’de özel kalem müdürünün bulunduğu yerdir. Bu yere göre sadece Ekrem İmamoğlu’ndan talimat alırım, sadece özel kalem müdürlüğüne bağlı olan yaklaşık 180 tane arkadaşıma talimat verebilirim.” ifadesini kullandı.
Oturumda ayrıca iş dünyasından Yusuf Kaya, Erdoğan Göğen ve Gülant Candaş isimli tutuksuz sanıkların da savunmaları mahkeme heyetine sunuldu. Sanık avukatlarının konuşmalarının tamamlanmasının ardından mahkeme duruşmaya öğle arası verdi. Toplam 414 sanığın yargılandığı davanın 68. celsesinde, tutuksuz sanıkların beyanlarının dinlenmesine devam ediliyor.
