İzmir’de yaşanan bu trajik olay, sadece bir cinayet vakası değil, aynı zamanda savunma adı altında öne sürülen bahanelerin vahametiyle de gündeme oturdu. Eşini canice hayattan koparan zanlı, mahkeme salonunda verdiği ifadede pişmanlık yerine suçlayıcı bir tavır takınarak cinayetin nedenlerini sıraladı.
Kanser hastası eş cinayeti davasında sanık ne ile suçlanıyor?
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Rüstem Teker hakkında “eşe karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. İddianamede yer alan bilgilere göre, Teker’in uzun süredir kanserle mücadele eden ve fiziksel olarak kendini koruma gücü olmayan eşi Canan Teker’i hedef aldığı belirtildi. Mahkeme heyeti karşısına çıkan sanık, olayın oluş şeklini anlatırken sergilediği soğukkanlılıkla dikkat çekti.
İzmir Bornova’daki olay nerede ve ne zaman gerçekleşti?
Korkunç olay, İzmir’in Bornova ilçesinde bulunan aile apartmanında geçtiğimiz aylarda meydana geldi. Gece geç saatlerde gerçekleşen saldırı, komşuların ve çevredeki vatandaşların ihbarıyla ortaya çıktı. Kanser tedavisi nedeniyle ağır ilaçlar kullanan ve dinlenmeye ihtiyaç duyan Canan Teker, evinde istirahat ettiği sırada eşinin saldırısına maruz kaldı. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen talihsiz kadın hayatını kaybetti.
Rüstem Teker cinayeti neden ve nasıl işlediğini anlattı?
Davanın en çok tartışılan ve tepki çeken kısmı ise sanık Rüstem Teker’in 5W1H çerçevesinde mahkemeye sunduğu “neden” sorusunun cevabı oldu. Teker, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
- İlgisizlik iddiası: Sanık, eşinin kendisiyle ilgilenmediğini ve “halini hatırını sormadığını” iddia etti.
- Sözde saygısızlık: Eşinin kendisine karşı saygı duymadığını öne süren Teker, bu durumun kendisini öfkelendirdiğini belirtti.
- Arkasını dönmesi: Belki de savunmanın en sarsıcı noktası, Teker’in “Yatarken arkasını döndüğü için sinirlendim” ifadesi oldu.
Sanık, bu bahanelerin birleşimi sonucunda bir anlık öfkeyle hareket ettiğini iddia etse de, savcılık makamı cinayetin tasarlanmış ve canavarca hislerle işlendiği ihtimali üzerinde duruyor. Maktulün kanser hastası olması ve savunmasız durumda bulunması, ceza artırım nedenleri arasında değerlendiriliyor.
Kanser hastası kadının yakınlarından adalet çağrısı
Duruşma salonunda bulunan Canan Teker’in yakınları, sanığın ifadeleri karşısında sinir krizleri geçirdi. Maktulün ailesi, Canan Hanım’ın hastalığı boyunca büyük acılar çektiğini ve eşinden destek beklerken şiddet gördüğünü dile getirdi. Aile avukatları, sanığın “haksız tahrik” indiriminden yararlanmak için bu tür asılsız ve haysiyet kırıcı beyanlarda bulunduğunu vurgulayarak en ağır cezanın verilmesini talep etti.
Sonuç
İzmir Bornova’da yaşanan bu vahşet, “saygı görmediği” veya “eşi arkasını döndüğü için” bir insanın hayatına son vermenin hiçbir hukuki veya insani dayanağı olamayacağını bir kez daha kanıtladı. Kanser hastası eş cinayeti, toplumun vicdanında derin bir yara açarken, adaletin tecelli etmesi ve sanığın hak ettiği cezayı alması bekleniyor.
Mahkeme heyeti, dosyadaki eksiklerin giderilmesi ve tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Kamuoyu, bu davanın sonucunun kadına yönelik şiddetle mücadelede emsal teşkil etmesini bekliyor.

