1. Haberler
  2. Teknoloji
  3. Tayvan’da Nvidia Çalışanının da Aralarında Bulunduğu 9 Kişiye Çin’e B300 Sunucu Suçlaması

Tayvan’da Nvidia Çalışanının da Aralarında Bulunduğu 9 Kişiye Çin’e B300 Sunucu Suçlaması

Tayvan'da yürütülen bir soruşturma kapsamında, aralarında bir Nvidia çalışanının da yer aldığı dokuz kişi, ABD'nin kısıtlamalarını delerek Çin'e yasa dışı yapay zeka sunucusu göndermekle suçlandı...

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Tayvan’da yürütülen kapsamlı soruşturma, ABD’nin Çin’e yönelik yapay zeka teknolojisi kısıtlamalarını aşmak amacıyla kurulduğu öne sürülen bir sunucu sevkiyat ağını ortaya çıkardı. Keelung Bölge Savcılığı, aralarında Nvidia’nın Tayvan biriminde görev yapan bir çalışan ile Supermicro çalışanlarının da bulunduğu dokuz kişi hakkında dava açtı.

Soruşturmanın merkezinde, Nvidia’nın gelişmiş B300 GPU’larını barındıran Supermicro üretimi 130 yapay zeka sunucusu bulunuyor. Savcılık kayıtlarına göre bu sunuculardan 74’ü farklı güzergahlar kullanılarak Çin’deki alıcılara ulaştırılırken, kalan 56 sunucunun Tayvan’dan çıkarılması gümrük kontrollerinde engellendi. Ayrıntılar, Keelung Bölge Savcılığı’nın soruşturma açıklamalarında yer alan bilgilerle birlikte soruşturmanın sonraki aşamalarına ilişkin bağımsız haberlerle doğrulanıyor.

130 sunucu için Tayvan’da sahte son kullanıcı senaryosu

Savcılığın soruşturmasına göre operasyonun kritik noktalarından biri, sunucuların Tayvan’da kullanılacakmış gibi gösterilmesiydi.

Flying Tiger Technology adlı şirketin, gelişmiş sunucuları Çin’e yeniden satmak amacıyla Nvidia’nın alıcı listesine girmeye çalıştığı ve daha sonra Tayvan’da kiralanan bir veri merkezi alanını gerçek son kullanıcı altyapısı gibi gösterdiği öne sürüldü. Ancak savcılık, söz konusu veri merkezinin 130 sunucuyu çalıştırmak için gerekli elektrik kapasitesi ve bant genişliğine sahip olmadığını belirledi.

Nvidia ve Supermicro’nun gelişmiş yapay zeka sunucuları için sıkı bir son kullanıcı ve son kullanım denetimi uyguladığı da soruşturma dosyasındaki önemli ayrıntılardan biri oldu. Savcılığa göre sekizden fazla sunucudan oluşan siparişlerde şirket çalışanları ve teknisyenlerin müşterinin tesisinde inceleme yapması ve ekipmanın nerede, hangi amaçla kullanılacağını doğrulaması gerekiyordu. İddianameye göre sanıklar bu kontrol mekanizmasını aşmak için gerçeğe aykırı bilgiler sundu.

74 sunucu Çin’e ulaştı, 56’sı Tayvan’da durduruldu

130 adet B300 sunucunun tamamı için satın alma süreci oluşturulmasına rağmen sevkiyatların tamamı Çin’e ulaşmadı.

Savcılığın tespitlerine göre 74 sunucu Çin’deki alıcılara ulaştı. Bunların 50’si Endonezya üzerinden, 8’i Japonya ve ardından Hong Kong üzerinden gönderildi. Kalan 16 sunucunun ise doğrudan Çin’e ulaştırıldığı bildirildi. 56 sunucu ise Japonya’ya gönderilecekmiş gibi yapılan üçüncü sevkiyat sırasında Tayvan gümrük makamlarınca durduruldu.

Bu nedenle soruşturmadaki toplam tablo 74 kaçak sevkiyat ile 56 engellenen sevkiyat şeklinde ortaya çıkıyor. Başka bir ifadeyle, sanıkların satın alma hakkı elde ettiği 130 sunucunun yaklaşık yüzde 57’si Çin’e ulaştırılmış, yaklaşık yüzde 43’ü ise Tayvan’dan çıkamadan ele geçirilmiş oldu.

Savcılık ayrıca, Çin’e ulaşan 74 sunucunun yeniden satışından elde edilen yasa dışı gelirin 21,2 milyon doların üzerinde olduğunu belirtti. Bu miktarın, firari durumdaki Flying Tiger sorumlusunun elde ettiği gelirle bağlantılı olduğu aktarıldı.

Operasyon yalnızca kaçak sevkiyattan ibaret değil

Soruşturma genişletildikçe sunucuların Çin’e ulaştırılmasını sağlayan mekanizmanın yalnızca sahte son kullanıcı belgelerinden oluşmadığı ortaya çıktı.

Savcılığa göre bazı sanıklar Japonya’da bir şirket oluşturarak sekiz sunucunun Çin’e ulaşmasında kullanılan bir aktarma noktası oluşturdu. Ayrıca ihracat denetimlerini aşmak amacıyla sahte internet siteleri ve gerçeğe aykırı belgeler kullanıldığı iddia edildi.

Tayvan’daki bağımsız soruşturma haberlerinde ayrıca Albatron Technology ile bağlantılı yaklaşık 39,16 milyon Tayvan doları tutarında şirket varlığının sahte faturalar üzerinden başka bir mekanizmayla aktarılmaya çalışıldığı bilgisi yer aldı. Bu bölüm, ana sunucu ihracatı suçlamalarından ayrı bir zimmet/güveni kötüye kullanma soruşturması olarak ele alındı.

Nvidia ve Supermicro’nun şirket olarak sanık olmadığı vurgulandı

Soruşturmanın Nvidia ve Supermicro açısından önemli tarafı, suçlamaların şirketlerin kendilerine değil, şirketlerde veya ilgili dağıtım zincirinde görev yapan kişilere yöneltilmiş olması.

Nvidia’nın bir çalışanı ile Supermicro’nun Tayvan biriminden iki çalışanın sanıklar arasında bulunduğu doğrulandı. Bununla birlikte, Supermicro’nun daha önce yaptığı resmi açıklamada şirketin soruşturmanın hedefi olmadığı ve Tayvan makamlarıyla aylardır iş birliği yaptığı belirtilmişti. Şirket ayrıca yasa dışı teknoloji aktarımını önlemek amacıyla ihracat uyum programını güçlendirdiğini açıkladı.

Supermicro’nun 28 Mayıs’taki resmi açıklaması da soruşturmanın erken aşamasında Tayvan makamlarıyla iş birliği yapıldığını ve şüphelilerden üç kişinin yakalanması ile 50 sunucunun ele geçirilmesine katkı sağlandığını ortaya koyuyor.

ABD’nin Çin’e yönelik yapay zeka çipi kısıtlamaları neden önemli?

Olayın uluslararası boyutunu, ABD’nin gelişmiş yapay zeka işlemcilerinin Çin’e erişimini sınırlandıran ihracat kontrolleri oluşturuyor.

ABD Ticaret Bakanlığı’nın Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS), 2022’den itibaren Çin’in gelişmiş hesaplama çiplerine ve süper bilgisayar kapasitesine erişimini sınırlandıran kapsamlı ihracat kontrolleri uygulamaya başladı. Daha sonraki düzenlemelerle kontroller genişletildi ve üçüncü ülkeler üzerinden kısıtlamaların aşılmasına karşı ek önlemler getirildi.

BIS’in güncel düzenlemeleri, Çin dahil D:5 kapsamındaki ülkelere veya bu ülkelerde merkezlenen şirketlere yönelik belirli gelişmiş hesaplama ürünleri için lisans gerekliliklerini de içeriyor. Kurum ayrıca gelişmiş hesaplama ürünlerinin üçüncü ülkeler üzerinden yönlendirilmesinin ihracat kontrolü açısından ciddi bir risk oluşturduğunu açıkça belirtiyor.

Dolayısıyla Tayvan’daki dosyanın önemi yalnızca 74 sunucunun Çin’e ulaştırılmasıyla sınırlı değil. Soruşturma, gelişmiş yapay zeka donanımının doğrudan Çin’e gönderilmesi yerine Tayvan → üçüncü ülke → Çin şeklindeki zincirlerin de ihracat kontrollerini aşmak için kullanılabildiğini gösteriyor.

Sanıklar hangi suçlamalarla karşı karşıya?

Tayvan makamlarının açıklamalarına göre ana ihracat dosyasında sekiz kişi güveni kötüye kullanma ve belgede sahtecilikle suçlandı. Dokuzuncu kişi ise dağıtıcı şirketle bağlantılı varlıkların usulsüz şekilde aktarılmasıyla ilgili ayrı soruşturmada sanık durumunda. Bazı sanıklar ayrıca Tayvan Menkul Kıymetler ve Borsa Yasası kapsamında ağırlaştırılmış güveni kötüye kullanma suçlamasıyla karşı karşıya bulunuyor.

Kaynak haberde yer alan “dokuz kişinin tamamı için beş yıla kadar hapis istendiği” bilgisi ise soruşturmanın güncel ayrıntılarıyla birlikte daha dikkatli ele alınmalı. Sonraki raporlar, savcıların ana dosyadaki bazı sanıklar için azami beş yıllık hapis cezası talep ettiğini, iş birliği yapan bazı sanıklar açısından ise daha düşük ceza talep edildiğini bildiriyor. Dokuzuncu sanığın ayrı varlık aktarımı dosyası da bu ceza değerlendirmesinden ayrılıyor.

Bu aşamada söz konusu kişilerin suçlu bulunduğu anlamına gelen kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmuyor; savcılık tarafından hazırlanan iddianame ve suçlamalar yargı sürecinin konusu olmaya devam ediyor.

Tayvan soruşturması neden dikkat çekiyor?

Dosya, gelişmiş yapay zeka altyapısının küresel tedarik zincirinde ne kadar sıkı biçimde kontrol edilmeye başlandığını gösteren yeni örneklerden biri oldu.

Üstelik soruşturmanın ortaya çıkardığı yöntem, yalnızca son kullanıcı belgelerinin sahte düzenlenmesinden ibaret değil. Savcılığın iddialarına göre alıcı doğrulama süreçlerinden veri merkezi kapasitesine, şirket içindeki satış kanallarından üçüncü ülkelerde oluşturulan aktarma noktalarına kadar birden fazla kontrol mekanizması aynı operasyon içerisinde aşılmaya çalışıldı.

Tayvan makamlarının Mayıs ayında başlattığı soruşturmanın daha sonra genişletilerek dokuz sanığa ulaşması da olayın başlangıçta görünen üç kişilik bir kaçak ihracat dosyasından daha geniş bir satış ve dağıtım ağına dönüştüğünü ortaya koydu.

Kaynaklar

Keelung Bölge Savcılığı – Soruşturma açıklaması

Focus Taiwan – İddianame ve soruşturma ayrıntıları

Reuters – Tayvan’daki dava

Supermicro – Tayvan makamlarıyla iş birliği açıklaması

ABD Ticaret Bakanlığı BIS – Çin’e yönelik gelişmiş hesaplama ihracat kontrolleri

Tayvan’da Nvidia Çalışanının da Aralarında Bulunduğu 9 Kişiye Çin’e B300 Sunucu Suçlaması
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter