Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yerli yapay zeka modeli Bilge ve dijital bağımsızlık hedefleriyle ilgili kritik detayları kamuoyuyla paylaştı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, CNN Türk ekranlarında katıldığı canlı yayında, Türkiye’nin önümüzdeki beş yıl içinde yapay zeka alanında izleyeceği stratejik yol haritasını anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna duyurulan eylem planı, Türkiye’nin sadece bir teknoloji kullanıcısı değil, aynı zamanda dünya çapında bir teknoloji üreticisi olmasını hedefliyor. Daha fazla bilgi için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı haberleri sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Yapay Zeka Dönüşümüne Kimler Öncülük Ediyor?
Türkiye’nin yapay zeka seferberliğinin başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yer alıyor. Bakan Mehmet Fatih Kacır, bu sürecin sadece kamu ile sınırlı kalmayacağını; üniversiteler, araştırma merkezleri, 114 teknopark ve 1.700’den fazla AR-GE merkezi ile devasa bir ekosistemin bu dönüşüme dahil olduğunu belirtti. Türkiye, 300 binden fazla araştırmacısı ve 13 bin teknoloji girişimiyle bu vizyonun insan kaynağı ayağını oluşturuyor.
2026-2030 Eylem Planı Neleri Kapsıyor?
2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, dört temel stratejik sütun üzerine inşa edilmiştir. Bakan Kacır, bu stratejileri şu şekilde formüle etti:
- Fark et: Toplumun her kesiminde yapay zeka farkındalığı oluşturmak.
- İstifade et: Teknolojiyi insanlık yararına ve verimlilik artışı için kullanmak.
- Üret: Yerli ve milli yapay zeka çözümleri geliştirmek.
- Yönet: Yapay zekanın etik ve hukuki çerçevesini belirleyerek süreçleri kontrol etmek.
Yerli Yapay Zeka Modeli: Bilge
Planın en dikkat çekici maddelerinden biri, TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitüsü tarafından geliştirilen “Bilge” isimli yerli büyük dil modelidir. Bilge, ilk aşamada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kişisel yapay zeka asistanı olarak hizmet verecek, ardından kamu ve özel sektörün kullanımına sunularak yaygınlaştırılacaktır.
Teknolojik Altyapı ve Veri Merkezleri Nerede Kurulacak?
Bakan Kacır, Türkiye’nin veri güvenliğini sağlamak amacıyla yerli veri merkezi kapasitesini artıracaklarını vurguladı. Mevcut 250 megavat düzeyindeki veri merkezi kapasitesinin 1 gigavat seviyesine çıkarılması planlanıyor. Enerji güvenliği öncelikli “Veri Merkezi Büyüme Bölgeleri” oluşturularak, Türkiye dijital verinin işlendiği bir bölgesel merkez haline getirilecek.
Hedefler Hangi Takvimle Gerçekleşecek?
Eylem planı 2026 ve 2030 yılları arasını kapsayan bir sürece yayılsa da, kısa vadeli hedefler oldukça iddialı:
- İki yıl içinde: 5 milyon vatandaşa yapay zeka eğitimi verilmesi.
- İki yıl içinde: 100 bin yapay zeka profesyonelinin yetiştirilmesi.
- 2030 yılına kadar: Özel sektörün yapay zeka alanına en az 10 milyar dolar yatırım yapmasının teşvik edilmesi.
Strateji Nasıl Uygulanacak ve Finanse Edilecek?
Süreç, kamu verilerinin yerli geliştiricilere açılması ve yüksek teşvik programlarıyla yürütülecek. Bakan Kacır, en az 2 bin kamu veri setinin anonimleştirilerek yerli girişimcilerin erişimine sunulacağını açıkladı. Finansal boyutta ise HIT-30 programı kapsamındaki teşviklerle yatırımcılar desteklenecek ve kamu harcamalarının %2’si yapay zeka altyapılarına kanalize edilecek.
Türkiye Neden Yapay Zekaya Yatırım Yapıyor?
Bakan Kacır’ın ifadelerine göre, yapay zeka elektrik veya internet gibi yatay bir teknoloji olup her sektörü dönüştürme gücüne sahiptir. Türkiye, savunma sanayiinde elde ettiği başarıyı sivil teknolojilere ve yapay zekaya taşıyarak tam bağımsızlık iddiasını güçlendirmek istiyor. Sadece küresel çözümlerin kullanıcısı olmak yerine, kendi değerlerini üreten bir güç olmak hedefleniyor.
Türkiye’nin 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı, sadece teknik bir dönüşüm değil, aynı zamanda bir toplumsal gelişim projesidir. Bakan Mehmet Fatih Kacır’ın sunduğu vizyon; eğitimden altyapıya, yerli yazılımdan küresel yatırımlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. “Bilge” modelinin hayata geçmesi ve veri merkezi kapasitesinin artırılması, Türkiye’nin dijital dünyadaki egemenliğini pekiştirecek adımlardır.
Özetle Türkiye; eğitimli insan kaynağı, yerli veri setleri ve güçlü devlet desteğiyle yapay zeka devriminde öncü ülkelerden biri olma yolunda kararlılıkla ilerlemektedir. Bu süreçte teknolojinin “insanlık yararına” kullanılması prensibi, tüm eylemlerin merkezinde yer alacaktır.





















